12. Yargı Paketi Meclis’ten Geçti!

İşte Yasalaşan Maddelerin Tam Listesi ve Merak Edilenler

Türkiye günlerdir bu reformu bekliyordu! Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen yargı reformu kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Yargılamaları hızlandıracak, mahkemelerin iş yükünü azaltacak ve adalet sisteminde dijitalleşmeyi artıracak yeni dönem başlıyor. Peki, milyonlarca vatandaşı ilgilendiren 12. Yargı Paketi maddeleri neler? IBAN kiralayanlara ne kadar ceza indirimi geldi? İnfaz affı veya denetimli serbestlik düzenlemesi var mı? İşte detaylar…
 

Yargıda Yeni Dönem Resmen Başladı!

Adalet sistemini daha etkin ve verimli bir işleyişe kavuşturmayı amaçlayan 12. Yargı Paketi (7589 Sayılı Kanun), adli tatil öncesinde Meclis’ten geçerek yasalaştı. Adalet Bakanlığı tarafından uzun süredir üzerinde çalışılan paket; ticaret, ceza, borçlar ve idari yargı alanında çok kritik güncellemeleri barındırıyor. Düzenlemenin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayının ardından önümüzdeki günlerde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor.
 

12. YARGI PAKETİ MADDELERİ VE ÖZETİ

İşte Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen 12. Yargı Paketi’nin öne çıkan tüm maddeleri ve getirdiği yenilikler:
 

12. YARGI PAKETİ (7589 SAYILI KANUN) DETAYLI MADDE VE HUKUKİ ANALİZİ

1. Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 158 Değişikliği: “IBAN Kiralayanlar” İçin Ceza İndirimi
    • Kanuni Değişiklik: 5237 sayılı TCK’nın nitelikli dolandırıcılığı düzenleyen 158. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir. Suça iştiraki sadece banka hesabı, IBAN veya ödeme aracı bilgilerini başkasına sağlamaktan ibaret olan kişilerin cezası yarı oranında indirilecektir.
    • DavaPort Yorumu: Bu düzenleme, yargı pratiklerindeki “asli fail – fer’i fail” adaletsizliğini gidermeyi amaçlayan rasyonel bir adımdır. Dijital çağda kolay para vaadiyle hesaplarını başkalarına kullandıran binlerce genç ve ev hanımı, dolandırıcılık şebekelerinin liderleriyle aynı kefeye konulup ağır hapis cezaları alıyordu. Yasa koyucu burada örgüt lideri ile “hesap figüranı” arasındaki makası netleştirmiştir. Cezanın yarıya indirilmesi olumludur; ancak bu durum “IBAN kiralamanın” cezasız kalacağı anlamına gelmez, sadece cezanın fiilin ağırlığıyla orantılı hale getirilmesidir.

2. Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 1 Değişikliği: Dinamik Faiz Dönemi
    • Kanuni Değişiklik: 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi değiştirilmiştir. Sabit %9 olan yasal faiz sistemi terk edilerek, faiz oranının Merkez Bankası’nın (TCMB) 31 Aralık tarihindeki reeskont oranının %80’i üzerinden dinamik olarak hesaplanması kuralı getirilmiştir. 30 Haziran’da 5 puanlık bir sapma olursa ikinci altı ay için oran güncellenecektir.
    • DavaPort Yorumu: Yıllardır yüksek enflasyon ortamında %9 olarak uygulanan yasal faiz, adeta borçluları ödüllendiren, alacaklıları ise cezalandıran bir mekanizmaya dönüşmüştü. Borcunu ödemeyen taraf, parayı mahkeme süresince bedava kredi gibi kullanıyordu. Faizin Merkez Bankası reeskont oranına endekslenmesi, mülkiyet hakkının enflasyon karşısında erimesini durduracaktır. Bu değişiklik, borçluların “davayı ne kadar uzatırsam o kadar kârlıyım” psikolojisini kırarak mahkemelerin iş yükünü dolaylı olarak azaltacaktır.

3. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 107’nin Kaldırılması: Belirsiz Alacak Davasına Elveda
    • Kanuni Değişiklik: 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesinde yer alan “Belirsiz Alacak Davası” tamamen yürürlükten kaldırılmıştır. Bu davanın getirdiği korumalar, HMK m. 109’daki kısmi dava sistemine entegre edilmiş ve kısmi dava açıldığında geriye kalan alacak için de zamanaşımının kesileceği hüküm altına alınmıştır.
    • DavaPort Yorumu: Hukuk sistemimize 2011 yılında giren belirsiz alacak davası, Yargıtay daireleri arasında dahi tam bir uzlaşıya varılamayan, hangi davanın belirsiz hangisinin belirli olduğu noktasında sürekli usulden reddedilerek vatandaşı mağdur eden bir kuruma dönüşmüştü. Yasa koyucu bu kör düğümü kurumu tamamen kaldırarak çözmüştür. Kısmi davaya eklenen “zamanaşımını koruma” kalkanı, özellikle işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarında hak kaybına uğramasını engelleyecek akıllıca bir formüldür. Kurumsal kafa karışıklığı bitmiş, usul sadeleşmiştir.

4. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Duruşma Süreleri Sınırlandırması
    • Kanuni Değişiklik: HMK’ya eklenen hükümle, yazılı yargılama usulünün uygulandığı hukuk davalarında mahkemelerin iki duruşma arasına koyabileceği süre en fazla 3 ay olarak sınırlandırılmıştır.
    • DavaPort Yorumu: Türkiye’de bir davanın ortalama sonuçlanma süresinin uzamasının temel nedeni, mahkemelerin iş yoğunluğu bahanesiyle duruşma günlerini 6 ila 8 ay sonrasına vermesidir. Yasaya konulan bu 3 aylık “tavan sınır”, adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan “makul sürede yargılanma” ilkesinin hayata geçirilmesi için emredici bir kırbaç niteliğindedir. Ancak mahkemelerin personel ve hakim açığı kapatılmadığı sürece bu kuralın pratikte “duruşmayı aç-kapa yapmak” şeklinde kağıt üzerinde kalma riski bulunmaktadır.

5. Hâkimler ve Savcılar Kanunu m. 63 Değişikliği: Bilirkişi Vesayetine Son
    • Kanuni Değişiklik: 2802 sayılı Kanun’un 63. maddesine eklenen fıkra ile; hâkimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözülmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuran yargı mensuplarına uyarma disiplin cezası verilmesi kararlaştırılmıştır.
    • DavaPort Yorumu: Türk yargı sisteminin kanayan yarası, hakimlerin hukuki konularda dahi dosyayı bilirkişiye göndererek kararı fiilen bilirkişiye yazdırmasıydı. Bu durum “gölge hakimlik” müessesesi yaratmıştı. Yasaya eklenen disiplin cezası tehdidi, hakimlere “Yargı yetkisi devredilemez, hukuku sen bileceksin ve kararı sen vereceksin” uyarısıdır. Bu düzenleme hakimlerin mesleki sorumluluk bilincini artıracak ve dosyaların bilirkişi odalarında aylarca sürünmesini engelleyecektir.

6. İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 114 Değişikliği: Miras Kalan Mülklere “Aile Koruması”
    • Kanuni Değişiklik: 2004 sayılı İİK’nın 114. maddesinde yapılan değişiklikle, ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davalarında mülkün satışı için yapılacak ilk açık artırma sadece malik olan mirasçılar arasında icra edilecektir.
    • DavaPort Yorumu: Eski sistemde, aile içinde anlaşmazlığa düşülen miras mülkleri doğrudan halka açık ihaleye çıkıyor ve piyasa fırsatçıları veya emlak çeteleri tarafından değerinin çok altında kapatılabiliyordu. Bu durum hem aile birliğini zedeliyor hem de mirasçıları ekonomik zarara uğratıyordu. Satışın ilk etapta sadece hissedarlar arasında yapılması, mülkün aile içinde kalmasını teşvik eden, mülkiyet hakkını koruyan ve kapitalist dalgalanmalara karşı yerel/ailevi sermayeyi muhafaza eden sosyal bir düzenlemedir.

7. Türk Medeni Kanunu (TMK) Vesayet Satışlarında Dijitalleşme
    • Kanuni Değişiklik: TMK’nın ilgili maddeleri uyarınca vesayet altındaki (kısıtlı, zihinsel engelli veya yaşlı) kişilere ait malların mahkeme kanalıyla satışı artık adliye koridorlarında değil, UYAP Elektronik Satış Portalı üzerinden yapılacaktır.
    • DavaPort Yorumu: Adliyelerin fiziki satış odalarında yapılan ihaleler, belirli grupların tekelinde kalmaya ve şeffaflıktan uzaklaşmaya müsaitti. Satışların tamamen dijital ortama taşınması, ihaleye katılım alanını tüm Türkiye’ye yayacaktır. Rekabet artacağı için vesayet altındaki yardıma muhtaç bireylerin malları gerçek değerinde satılacak ve bu kişilerin hakları kamusal güvenceyle maksimum düzeyde korunacaktır.

8. Danıştay Kanunu Geçici m. 27 Değişikliği: Kurumsal Bürokrasi Korundu
  • Kanuni Değişiklik: 2575 sayılı Kanun’un Geçici 27. maddesindeki değişiklik ile Danıştay daire sayısının 10’a düşürülmesine ilişkin yasal geçiş süresi 23 Temmuz 2030’a kadar uzatılmıştır.
  • DavaPort Yorumu: İdari yargının zirvesi olan Danıştay’da daire sayısını azaltmak, dosya yükünün mevcut yapıda eritilememesi riski taşıyordu. Bu erteleme, idari davaların yığılmasını önlemek amacıyla yapılmış pragmatik bir frendir. Reform yaparken kurumsal hafızayı ve işleyişi felç etmemek adına sürenin 4 yıl daha uzatılması doğru bir zaman yönetimidir.