KONKORDATO TASDİKİ – Mühlet Kararlarına Karşı Kanun Yoluna Başvurulamayacağı – Çekişmeli Alacağın Tasdik Dosyasında Tartışılamayacağı – Ödeme Planının Hüküm Fıkrasında Açıkça Gösterilmesi Gerekliliği – Kesin Karar

🏛️ KARAR KÜNYESİ

  • Mahkeme / Daire: Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
  • Esas / Karar No: 2019/2771 Esas – 2020/249 Karar
  • Karar Tarihi: 05/02/2020 (Oy Birliği ile Kesin Karar)

💡 TARAFLAR VE UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

  • Davanın Özeti: İlk derece mahkemesince borçlu şirketin konkordato projesinin tasdikine, rehinli alacaklılar yönünden ise nisap sağlanamadığından talebin reddine karar verilmiştir. Alacaklı bankalar; yasal şartlar oluşmadığı halde mühlet verildiğini, bir kısım alacaklarının oylamada dikkate alınmadığını ve ödeme tablosunun hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

📌 GEREKÇE 

1. Mühlet Kararlarına Karşı Kanun Yolu Yasağı: İİK’nın 287/son maddesi uyarınca; geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Aynı Kanunun 293/1. maddesi gereğince de kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulması mümkün değildir. Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde, alacaklıların geçici ve kesin mühlet verilmesine yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.

2. Çekişmeli Alacaklar ve Hukuki Yarar Yokluğu: Alacaklı bankanın, bir kısım alacağının oylamada dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İİK’nın 308/b maddesi uyarınca alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Anılan alacaklının çekişmeli alacak için yasal süresi içinde ayrı bir dava açması mümkün olup, bu itirazların eldeki tasdik dosyasında dikkate alınması mümkün değildir. Bu talebin eldeki dosyada ileri sürülmesinde alacaklının hukuki yararı bulunmadığından, bu yöndeki istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmelidir.

3. Hüküm Fıkrasının Netliği ve İnfaz Kabiliyeti (HMK m. 297/2): HMK’nın 297/2. maddesine göre, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu husus infazın kolaylıkla yapılması bakımından önemli olup, Dairece re’sen gözetilmiştir (HMK m. 355).

İlk derece mahkemesince “konkordato tasdik projesi kapsamında kalan tüm borçlar” ifadesi kullanılmışsa da itirazlı ve yazdırılmamış alacaklar dikkate alındığında, infaz kolaylığı sağlanması için bu ibarenin “konkordatoya tâbi borçların” şeklinde düzeltilmesi daha doğru bulunmuştur. Ayrıca, ödeme tablosu kararın ayrılmaz bir parçası veya eki olmadığından, tabloya atıf yapılarak hüküm kurulması hatalıdır; ödemelerin ve somut takvimin kararın hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi gerekir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmalı ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmalıdır.

🏁 HÜKÜM / SONUÇ İlk derece mahkemesi kararının HMK m. 355 uyarınca KALDIRILMASINA ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına; borçlu şirketin konkordato tasdik talebinin kabulü ile konkordatoya tabi tüm borçlarının her 100.000 TL için oranlanarak hükümde sıra numarasıyla gösterilen 38 aylık ödeme planı (31.10.2019 – 31.12.2022) çerçevesinde alacaklılara ödenmesine, rehinli alacaklılar yönünden projenin reddine, komiserlerin görevinin sonlandırılarak yerine getirilmesini sağlamak üzere tasdiğe bağlı kayyım atanmasına ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına, İİK m. 293/2 uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.