🏛️ KARAR KÜNYESİ
💡 UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Davanın Özeti: Davacı elektrik üretim şirketi; davalı Orman İşletme Müdürlüğü’nün sorumluluk alanındaki ormanlık arazide Rüzgar Enerji Santrali (RES) kurmak üzere kesin izin aldığını, mevzuat uyarınca gerekli tüm ödemeleri yapmasına rağmen kendisinden hukuka aykırı şekilde “ilave ağaçlandırma bedeli” adı altında ekstra tahsilat yapıldığını ileri sürerek, fazladan ödenen 541.949,06 TL’nin ticari reeskont faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir. Davalı idare; davacı şirketin söz konusu bedeli öderken hiçbir ihtirazi kayıt (ileride hak arama serbestisi saklı tutma beyanı) ileri sürmediğini, bedelin bakanlık izinleri ve taahhüt senetleri uyarınca güncellenerek tahsil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş; davalının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk kararında “Davacının tacir olduğu, yasal yükümlülüğü olmadığını bilmesi gerektiği halde ihtirazi kayıt koymadan ödeme yaptığı” gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Kararın davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, “Davacının tacir, davalının ise kurum olması sebebiyle, talep edilen parayı ödeme anında ihtirazi kayıt koyma zorunluluğunun bulunmadığı” gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Bozma ilamına uyan Bölge Adliye Mahkemesi, esasa yönelik yaptığı inceleme neticesinde mevzuatta yeri olmayan ilave bedelin iadesine karar vermiştir.
📌 GEREKÇE
Dava, davalı Orman İdaresi tarafından haksız olarak tahsil edildiği iddia edilen ilave ağaçlandırma bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. Davacı şirketin, davalı idarenin talebi üzerine 23/12/2015 tarihinde 541.949,06 TL ödeme yaptığı sabit bir vakıadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamı doğrultusunda; davacı tarafın tacir, davalı tarafın ise resmi bir kurum olduğu gözetildiğinde, idari otoritenin talebiyle ödenen meblağ için ödeme anında ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması davacının iade talep etme hakkını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle davalı idarenin “ihtirazi kayıtsız ödeme yapıldığı” yönündeki savunmasına itibar edilmemiştir.
İşin esasına gelindiğinde; 6831 sayılı Orman Kanunu, bu kanunun Ek 5. maddesi ve buna dayanılarak çıkarılan yürürlükteki ve mülga Orman Kanunu’nun 17 ve 18. Maddeleri Uygulama Yönetmelikleri incelenmiştir. Mevzuatta “ilave ağaçlandırma bedeli” alınacağına dair hiçbir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Orman Genel Müdürlüğü’nün 16/07/2013 tarih ve 880 sayılı talimatı, kanun ve yönetmelik sınırlarını aşan niteliktedir. Yasada bulunmayan bir bedelin “makam oluru” veya idari talimatla tahsil edilmesi Ek 5. maddeye açıkça aykırıdır. Ayrıca taraflar arasında imzalanan Kesin İzin Taahhüt Senedi’nde de ilave bir ağaçlandırma bedeli alınacağına dair bir hüküm mevcut değildir. İzin aşamasında zaten standart ağaçlandırma bedeli tahsil edilmiş olup, sonradan “ilave” adı altında yeni bir mali yükümlülük dayatılamaz. Bu itibarla, dayanaksız tahsil edilen bedelin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesi gerekir.
🏁 HÜKÜM / SONUÇ
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda;
Dair, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 15/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
[elementor-template id=”Dilekçe Kataloğu Popup”]