ALDATILAN EŞİN ÜÇÜNCÜ KİŞİDEN MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ

(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı Uyarınca Salt Aldatma Eylemi Nedeniyle Üçüncü Kişiden Manevi Tazminat Talep Edilemeyeceği – İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi)

🏛️ KARAR KÜNYESİ

  • Mahkeme: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
  • Esas / Karar No: 2018/2065 Esas – 2019/1058 Karar
  • Karar Tarihi: 02/07/2019

💡 DAVA VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN ÖZETİ

  • Dava Konusu: Davacı, davalının eşiyle evlilik dışı ilişki yaşadığını, bu durumun kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu iddia ederek haksız fiil hükümlerine göre manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
  • İlk Derece Mahkemesi Kararı: İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi; eşin sadakatsizliğinden dolayı eşle birliktelik yaşayan üçüncü kişiden manevi tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
  • İstinaf Sebepleri: Davacı vekili; davalının eyleminin kişilik haklarına saldırı olduğunu, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren içtihatların ve yasa değişikliklerinin aleyhe uygulanmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

📌 GEREKÇE

  • 06/07/2018 tarihli ve 2017/5 Esas, 2018/7 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; aile hukukunda sadakat yükümlülüğü eşler arasında nisbi bir hak olup, bu yükümlülüğün ihlal edilmemesini eşler sadece birbirlerinden talep edebilirler.
  • Evlilik birliğinin tarafı olmayan üçüncü kişinin, eşler arasındaki evlilik sözleşmesinden kaynaklanan sadakat yükümlülüğüne uyma zorunluluğu bulunmamaktadır.
  • Üçüncü kişinin, aldatılan eşin konut dokunulmazlığını ihlal etmesi, özel yaşamına müdahale etmesi, sır alanına girmesi, özel bilgileri ifşa etmesi gibi “bağımsız, özel ve nitelikli bir kişilik hakkı ihlali” bulunmadıkça, salt evli bir kişiyle birlikte olmak şeklindeki eyleminden dolayı aldatılan eşin üçüncü kişiden manevi tazminat isteyebilmesi mümkün değildir.
  • Somut olayda, davalının aldatma fiili dışında davacının kişilik haklarına yönelik ayrıca bir saldırısı (konut dokunulmazlığını ihlal, sır ifşası vb.) kanıtlanamadığından, davanın reddi kararı usul ve yasaya uygundur.
  • Ayrıca, davanın açılma tarihinden sonraki tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı’nın davanın reddine gerekçe yapılması, davacı lehine usuli bir hak kazandırmaz.

🏁 HÜKÜM

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1. fıkra (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
  2. İstinaf harcının Hazineye irat kaydına,
  3. İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
  4. HMK’nun 362. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.