ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN EKSİK VE AYIPLI İŞLER BEDELİNİN TAHSİLİ – Belirsiz Alacak Davası ile Kısmi Dava Ayrımı – Miktarı Belirlenebilir Alacaklarda Belirsiz Alacak Davası Açılamayacağı – Davacının Usule Uygun Mazeretine Rağmen Gıyabında Tahkikatın Kapatılması – HMK m.27 Uyarınca Hukuki Dinlenilme Hakkının İhlali – Tahkikat Kapatılmadan Önce Sunulan Islah Dilekçesi İçin Harç Tamamlama Süresi Verilmesi Zorunluluğu – Yerel Mahkeme Kararının Usulden Kaldırılması

🏛️ KARAR KÜNYESİ

  • Mahkeme / Daire: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
  • Esas / Karar No: 2017/1184 Esas – 2018/22 Karar
  • İlk Derece Mahkemesi: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi (2014/932 E. – 2016/750 K.)
  • Karar Tarihi: 16/01/2018
  • Karar Türü: İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılması ve Dosyanın Geri Gönderilmesi (Geri Çevirme – Kesin Karar)

💡 DAVA ÖZETİ Davacı konut yapı kooperatifi vekili, davalı şirket ile imzalanan düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edilen taşınmazlarda ferdileştirme yapılmadan kooperatif üyelerinin oturmaya başladığını, ancak binalarda birçok eksik ve ayıplı imalat şikayeti baş gösterdiğini ileri sürmüştür. Davacı vekili, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eksik ve ayıplı imalatların ayıp oranında bedelden indirilmesini ve şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsilini talep etmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı vekili, dava değerini ıslah yoluyla 100.761,12 TL artırarak toplam 101.761,12 TL’ye çıkardıklarını beyan etmiş ve eksik harcı yatırmak üzere süre talep etmiştir. Davalı şirket vekili ise kooperatifin dava açma ehliyeti bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını ve tahkikat aşaması bittikten sonra sözlü yargılama aşamasında ıslah yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi; kooperatifin halen tapuda malik olması nedeniyle dava ehliyetinin bulunduğunu ve gizli ayıpların süresinde ihbar edildiğini kabul etmiş; ancak tahkikatın önceki celse kapatıldığı gerekçesiyle davacının ıslah talebini HMK m.177/1 uyarınca usulden reddederek davanın sadece başlangıçta talep edilen 1.000,00 TL üzerinden kabulüne karar vermiştir.

📌 YARGILAMA SÜRECİ VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN TESPİTLERİ İlk derece mahkemesinin kararına karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulmuş, yerel mahkeme başlangıçta miktar yönünden kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf taleplerini ek kararla reddetmiştir. Ek kararların da istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkesi (BAM) 15. Hukuk Dairesi, asıl uyuşmazlığın miktarının ıslah talebi göz önüne alındığında istinaf sınırının üzerinde olduğunu saptayarak ek kararları kaldırmış ve esasa yönelik usuli inceleme yapmıştır. BAM, yerel mahkemenin tahkikatı kapattığı duruşmada, davacı vekilinin usulüne uygun mazeret dilekçesi sunmuş olmasına rağmen, mahkemenin mazeret hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermeden önce HMK m.184 uyarınca tahkikatın bittiğini tefhim ettiğini, mazeret kabul kararını ise bu aşamadan sonra kurduğunu tespit etmiştir. Ayrıca davacının duruşmada davanın “belirsiz alacak davası” olduğunu belirtmesine karşın, dava dilekçesindeki talebin miktar ve niteliği itibarıyla “belirlenebilir” olduğunu, dolayısıyla davanın hukuken bir “kısmi dava” olduğunu saptamıştır.

⚖️ MAHKEME GEREKÇESİ  “Henüz davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilmeden önce tahkikatın bittiğine karar verilip, sözlü yargılamaya geçildiği bildirilmek ve sonrasında mazeretin kabulüne karar verilmek suretiyle davacının, HMK’nın 184. Maddesinde düzenlenen ‘tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilme’, dolayısıyla HMK’nın 27. Maddesinde hükme bağlanan ‘hukuki dinlenilme’ ve ‘adil yargılanma’ haklarının ihlal edildiği anlaşılmıştır… Kısmi dava açılan hallerde, HMK’nın 177. Maddesi gereğince alacağın kalan kısmının ıslah yoluyla tahkikatın bitimine kadar istenilmesi mümkündür… Mahkemece davacı vekiline ıslah harcını yatırmak üzere süre verilmesi, verilecek süre sonunda harcın ikmal edilip edilmediğine ve dosya kapsamına göre talep konusu hakkında uygun kararın verilmesi gerekirken, davacı vekilinin ıslah talebinin reddi ile yazılı şekilde kısmi davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.”

🏁 HÜKÜM / SONUÇ Gerekçesi açıklandığı üzere; 1- Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin USUL YÖNÜNDEN KABULÜNE, 2- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23/11/2016 tarih ve 2014/932 Esas, 2016/750 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, yargılama giderlerinin yerel mahkemece dikkate alınmasına, Duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, HMK m.353/1-a-6 gereğince KESİN olmak üzere 16/01/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.