(Boşanma Davası Açılması ve Ayrı Yaşama Hakkı Doğması Halinde Bile, Eşlerin Birlik Giderlerine Katılma, Bakım ve Ekonomik Yükümlülüklerinin Evlilik Sona Erenek Kadar Devam Ettiğine Dair Çarpıcı Emsal Karar)
“13. Diğer yandan, evlilik birliği hak ve yükümlülükler temeline dayalı olan bir hayat ortaklığı şeklinde tarif edilmekte olup, eşler evlilik birliği süresince eşit haklara sahip bulunurur. Bunun doğal sonucu olarak eşlerden biri için hak olan diğer eş için yükümlülük oluşturur. Birliğin devamı süresince eşlerin birbirlerine karşı olan hak ve yükümlülükleri; evliliğin genel hükümlerinin düzenlendiği 4721 sayılı Kanun’un 185 inci maddesinde ‘Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar’ şeklinde düzenlenmiştir. Ortak hayatı paylaşan eşler arasında kişisel ilişkilerin yanında ekonomik ilişkilerin ortaya çıkması doğal bir durumdur. Çünkü evlilik birliği devam ettiği sürece eşler hem birliğin ihtiyaçlarını, hem de kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılamak zorundadırlar. Aynı Kanun’un 186 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında da ‘Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar’ hükmü düzenleme altına alınmıştır. Söz konusu maddeler ile; eşler arasında bakım, barınma ve geçinme gibi ihtiyaçların karşılanmasına yönelik mali görevler, taraflar arasında eşitlik ilkesi gözetilerek yüklenmiştir. Nitekim eşler, birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.”
“14. İşte, eşlerin bu maddelerde düzenlenen görevlerini ihlal eden davranışları, evlilik birliğini sarsan kusurlu davranışlardan sayılmaktadır. Diğer taraftan eşlerin birlik görevine aykırı hareketleri, güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile birliğin giderlerine katılmamaları ‘ekonomik şiddet’ olarak adlandırılmaktadır. Nitekim Yargıtay, kararlarında ekonomik şiddeti ‘zorunlu ihtiyaçların, koşullar elverdiği halde karşılanmaması’ olarak ifade etmektedir. Evlilik birliğinin kurulması ile eşlerin birbirlerine karşı yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan tüm hak ve yükümlülükleri, boşanma davası açılması ile değil, birliğin sona erme anına kadar devam etmektedir. Dolayısıyla boşanma davası açılsa da eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılma zorunlulukları doğal olarak devam ettiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararında yer alan ‘uzaklaştırma kararı nedeniyle tarafların ilk dava tarihinden itibaren bir araya gelmedikleri’ yönündeki gerekçe ile davalıya kusur yüklenemeyeceği sonucuna varılması da hukuken mümkün değildir.”
[elementor-template id=”Dilekçe Kataloğu Popup”]