DAVA TARİHİNDE FİİL EHLİYETİ BULUNMAYAN KOCANIN AÇtiĞI BOŞANMA DAVASINA MİRASÇISI DEVAM EDEBİLİR Mİ? (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu)

(Dava Tarihinde Ayırt Etme Gücü Bulunmayan ve Fiil Ehliyeti Olmayan Kocanın Açtığı Boşanma Davasında, Yargılama Devam Ederken Kocanın Vefat Etmesi Durumunda; Mirasçısının TMK m. 181/2 Uyarınca Sağ Kalan Eşin Kusurunun Tespiti İçin Davaya Devam Edebileceğine Dair Çarpıcı Emsal Karar)

🏛️ KARAR KÜNYESİ

  • Yüksek Mahkeme: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
  • Esas No: 2017/1896
  • Karar No: 2019/1112
  • Karar Tarihi: 24.10.2019
  • Mahkeme: Nazilli 1. Aile Mahkemesi (Direnme Kararı)
  • Davanın Konusu: Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış ve Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma ile Kusur Tespiti

💡 DAVA VE YARGILAMA SÜRECİNİN ÖZETİ

  • Olayın Gelişimi ve Yargılama: Davacı koca vekili tarafından davalı kadın aleyhine boşanma davası açılmış; yargılama devam ederken davacı koca vefat etmiştir. Mirasçısı, TMK’nın 181/2. maddesi gereğince kusur tespiti yönünden davaya devam etmiştir. Yerel mahkemece davanın konusuz kaldığına ancak davalının tam kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiş; karar davalı vekilinin tembizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından, koca aleyhine Adli Tıp Kurumu raporuyla dava tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Yerel mahkemenin direnme kararı vermesi üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.

📌 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun Orijinal Gerekçe Metni

“Somut olayda davacı erkeğin yargılama devam ederken ölümü üzerine önceki eşinden olan çocuğu mirasçısı olarak Türk Medeni Kanunu’nun kendisine tanıdığı ‘sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olup olmadığının tespitine’ yönelik olarak davaya devam edebilme hakkını kullanarak davayı sürdürmüştür.”

“Bu açıklamalar ışığında; tarafların 20.06.2007 tarihinde evlendikleri, boşanma davasının davacı erkeğin vekili tarafından 15.05.2009 tarihli, davacı erkeğin bizzat işlem yapma yeteneği olduğuna tanıklık eden iki tanık huzurunda imzalanarak düzenlenen vekâletname uyarınca harcı yatırılarak usulüne uygun şekilde açıldığı… Davacı erkek, vekili aracılığıyla davasını açarak iradesini ortaya koymuş ve davacı erkeğin vesayet altına alınmasını gerektirir bir durumun bulunup bulunmadığının tespitine yönelik olmak üzere yapılan araştırmalar da davacı erkek öldüğü için tamamlanamamıştır. Sonuç olarak bu hususla ilgili mahkemece yapılacak başka bir işlem bulunmadığından davacı erkeğin mirasçısı usulüne uygun şekilde davacı erkek tarafından açılan davaya Türk Medeni Kanunu’nun 181/2. maddesi gereğince sağ kalan eşin kusurunun tespitine yönelik olmak üzere devam edebilecektir.”

🏁 SONUÇ & HÜKÜM

  • Hukuk Genel Kurulunca yapılan görüşmeler sonucunda, yerel mahkemenin direnme kararı oy çokluğuyla YERİNDE BULUNARAK ONANMASI yönünde karar verilmiştir (Sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir).