DÖVİZ CİNSİNDEN ANLAŞMALI BOŞANMA NAFAKASI TÜRK LİRASINA UYARLANABİLİR Mİ? (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu)

(Anlaşmalı Boşanma Sonucu Döviz Cinsinden Hüküm Altına Alınan Yoksulluk Nafakasının Aradan Geçen Uzun Süre, Ekonomik Şartlardaki Esaslı Değişiklik ve İşlem Temelinin Çökmesi (TBK m. 138) Nedeniyle Türk Lirasına Uyarlanması Gerektiğine Dair Çarpıcı Emsal Karar)

🏛️ KARAR KÜNYESİ

  • Yüksek Mahkeme: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
  • Esas No: 2023/2-582
  • Karar No: 2025/24
  • Karar Tarihi: 12.02.2025
  • Özel Daire: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
  • Mahkeme: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi (Direnme Kararı)
  • Davanın Konusu: Yoksulluk Nafakasının Uyarlanması (Türk Lirasına Çevrilmesi/İndirilmesi)

💡 DAVA VE YARGILAMA SÜRECİNİN ÖZETİ

  • Olayın Gelişimi ve Yargılama: Taraflar 2003 yılında anlaşmalı olarak boşanmış, protokol uyarınca kadın yararına aylık 1.500 USD yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Davacı erkek yıllar sonra ekonomik durumunun kötüleştiğini, döviz kurunun aşırı arttığını belirterek nafakanın kaldırılmasını veya Türk Lirasına uyarlanarak indirilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile nafakanın 1.000 USD’ye indirilmesine karar verilmiş; istinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesince nafakanın dava tarihinden geçerli olmak üzere Türk Lirasına uyarlanarak aylık 2.500,00 TL’ye düşürülmesine hükmedilmiştir. Özel Dairenin bozma kararına karşı bölge adliye mahkemesince direnme kararı verilmesi üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.

📌 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun Orijinal Gerekçe Metni

“Anlaşmalı boşanma sonucu döviz cinsinden hüküm altına alınan iratların (TMK md. 176), Türk Lirasına uyarlanması istemli eldeki davada; davalı taraf uyarlama talep eden erkeğin, eşine ‘süresiz ve koşulsuz döviz cinsinden’ yoksulluk nafakası ödeyeceğini taahhüt etmesi karşılığında boşanmayı elde ettiğini, bu nedenle sonradan açılan davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunduğuna göre öncelikli olarak açılan davanın dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, boşanma tarihinden dava tarihine kadar geçen 18 yıllık süre sonunda tarafların ekonomik ve sosyal durumları incelendiğinde kadının gelirinde ve mal varlığında artış olduğu buna karşılık erkeğin ise maddi anlamda güçsüzleştiği gözetildiğinde, açılan davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunun söylenemeyeceği, aradan geçen uzun süre içerisinde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında gerçekleşen esaslı değişiklik, yoksulluk nafakasının niteliği ve amacı, makul insanlardan beklenen öngörü, zamansal olarak bakıldığında davanın on sekiz yıl sonra açılmış olması, esaslı değişikliğin nafaka yükümlüsünden kaynaklanmaması, taraflar arasındaki menfaat dengesinin orantısız hale gelmesi ve özellikle dürüstlük kuralı uyarınca aradan geçen uzun yıllar sonucunda artık ifanın borçludan beklenebilir olmadığı, 6098 sayılı Kanun’un m.138 hükmünde belirtilen uyarlama koşullarının gerçekleştiği kabul edilmiştir.”

🏁 SONUÇ & HÜKÜM

  • Bölge adliye mahkemesince verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunarak davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA oy çokluğuyla karar verilmiştir.