🏛️ KARAR KÜNYESİ
💡 DAVA VE ŞİKAYET ÖZETİ
Davacı vekili şikayet dilekçesinde; icra takibine konu edilen arabuluculuk anlaşma belgesinin belirsiz olduğunu, takibe konu edilen edimin ne olduğunun anlaşılamadığını ileri şürmüştür. Ayrıca, takibi başlatan alacaklının, müvekkili ile yüklenici şirket arasında düzenlenen arabuluculuk anlaşmasının aslen tarafı olmadığını, şirketin yetkilisi sıfatıyla hareket ettiğini, bu nedenle kendi adına ilamlı takip başlatmasının usulsüz olduğunu belirterek takibin iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili; anlaşma metninin iki taraflı edimler içerdiğini, alacaklının tescil talep edebilmesi için öncelikle şirketin edimlerini yerine getirmesi gerektiğini belirterek karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.
📌 YARGILAMA SÜRECİ
İstinaf istemini inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, dosya üzerindeki incelemesinde önemli hukuki tespitlerde bulunmuştur. Alacaklı tarafından, arabuluculuk anlaşma belgesi ve bu belgeye istinaden Asliye Hukuk Mahkemesinden alınan “Arabuluculukta İcra Edilebilirlik Şerhi” uyarınca sözleşmenin 4. maddesine dayanılarak taşınmazın tapuda tescili istemiyle ilamlı icra takibi başlatılmıştır. İlk derece mahkemesi, arabuluculuk anlaşma belgelerinin icra edilebilirlik şerhi alması ile ilam hükmünü kazandığı ve ilamın infaz edilecek kısmının yorum yoluyla belirlenemeyeceği gerekçesiyle şikayeti reddetmiştir.
Ancak maddi hukukun emredici kuralları incelendiğinde; TMK’nın 705. maddesine göre taşınmaz mülkiyetinin kazanılması ancak tescille mümkündür ve TMK’nın 706. maddesi uyarınca da taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır. Bu emredici düzenlemeler ışığında; arabuluculuk sözleşmesiyle ilgili icra edilebilirlik şerhi verilmiş olsa dahi, sözleşmenin ilgili maddesinde belirtilen taşınmazın alacaklı adına tesciline ilişkin kararın infazının, doğrudan icra takibi yapılarak (cebri icra yoluyla) sağlanması hukuken mümkün değildir. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin red kararının bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmetmiştir.
🏁 HÜKÜM / SONUÇ
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve şikayetin kabulü ile icra dosyasındaki takibin İPTALİNE karar verilmiştir. Yargılama harçlarının mahsubuna, davacı lehine maktu vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, miktar itibarıyla temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.
[elementor-template id=”Dilekçe Kataloğu Popup”]