ASIL İŞVEREN – ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ – Kat Hizmetleri Personelinin Bulaşıkhaneye Kaydırılması – Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik – İşçinin İş-Kur’a Şikayette Bulunmasının Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Aykırı (Kod 29) Sayılamayacağı – Devamsızlık Tutanaklarının Geçersizliği – Müşterek ve Müteselsil Sorumluluk

🏛️ KARAR KÜNYESİ

  • Mahkeme / Daire: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
  • Esas / Karar No: 2017/920 Esas – 2018/405 Karar
  • İlk Derece Mahkemesi: İzmir 5. İş Mahkemesi (2016/259 E. – 2017/63 K.)
  • Karar Tarihi: 01/03/2018
  • Karar Türü: Davalılar İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi (HMK m. 353/1-b-1 – Kesin Karar)

💡 DAVA VE ŞİKAYET ÖZETİ Davacı işçi vekili, müvekkilinin asıl işveren konumundaki lüks otelde, alt işveren (taşeron) şirket bünyesinde kat hizmetleri (oda temizliği) personeli olarak 16.12.2014 tarihinde çalışmaya başladığını belirtmiştir. İşverenin iş sözleşmesinde esaslı değişiklik yaparak müvekkilini bulaşıkhane bölümünde görevlendirmek istemesi üzerine bu durumun kabul edilmediği, işçinin bildirim yapılmaksızın ve tazminatsız şekilde işten çıkarıldığı iddia edilerek kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarının tahsili talep edilmiştir.

Davalı asıl işveren otel yönetimi, davacının kendi personeli olmadığını, taşeron şirketin çalışanı olduğunu ileri sürerek husumet itirazında bulunmuştur. Davalı alt işveren şirket ise; temizlik işçisi olan davacının bulaşıkhanede görevlendirilmesinin iş şartlarında esaslı değişiklik oluşturmadığını, davacının yıllık izindeyken İş-Kur’a giderek “haksız yere işten çıkarıldım” şeklinde asılsız şikayette bulunduğunu ve izin dönüşü işe gelmediğini savunmuştur. İşveren, kurumu yanıltan ve yalan beyanda bulunan işçinin akdini Kod 29 (Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık) ile feshettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

📌 YARGILAMA SÜRECİ VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN TESPİTLERİ Yerel mahkemenin kabul kararına karşı her iki davalı vekili de istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İncelemeyi yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, şu hukuki saptamalarda bulunmuştur:

  1. İş-Kur’a Başvurmak Ahlak Dışı Davranış Değildir: İşçinin hak arama hürriyeti kapsamında resmi makamlara (İş-Kur) başvurması, yasal haklarını talep etmesi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık olarak yorumlanamaz. İşçinin, işyerindeki kadro düzenlemeleri esnasında dışlandığını ve izne gönderildiğini görerek feshedildiği algısıyla kuruma başvurması hayatın olağan akışına uygundur. Bu gerekçeyle Kod 29 üzerinden yapılan fesih haksızdır.
  2. Devamsızlık Tutanaklarının Geçersizliği: İşveren işçiyi Kod 29 (ahlak ve iyi niyet ihlali) gerekçesiyle çıkardığını resmi olarak bildirmiştir. Bu durumda feshin temeli devamsızlık değil, işçinin şikayet dilekçesidir. Dolayısıyla işverenin sonradan geriye dönük tuttuğu devamsızlık tutanaklarının hukuki bir geçerliliği kalmamıştır.
  3. Asıl İşveren – Alt İşveren Birlikte Sorumluluğu: Otelcilik ve konaklama hizmeti veren asıl işverenin ana faaliyet alanına giren kat ve temizlik hizmetlerini taşerona vermesi durumunda, alt işverenin işçisine karşı doğan tüm kıdem, ihbar ve işçilik alacaklarından İş Kanunu uyarınca her iki işveren de müştereken ve müteselsilen (birlikte) sorumludur.

⚖️ MAHKEME GEREKÇESİ “Davacının iş aktinin feshedildiği düşüncesi ile İş-Kur’a başvurmuş olabileceği, bu durumun ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle tutulan devamsızlık tutanaklarının herhangi bir geçerliliği olmadığı, davalının bildirdiği fesih sebepleri ile haklı veya geçerli sebeple feshedildiği iddiasının ispatlanamadığı… Davalılar arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisi kapsamında… davacı işçinin hak ve alacaklarından her iki davalı işverenin birlikte sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.”

🏁 HÜKÜM / SONUÇ

HMK m. 362/1-a gereğince miktar itibarıyla temyiz yolu kapalı olmak üzere KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.– Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik – İşçinin İş-Kur’a Şikayette Bulunmasının Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Aykırı (Kod 29) Sayılamayacağı – Devamsızlık Tutanaklarının Geçersizliği – Müşterek ve Müteselsil Sorumluluk

Davalıların yerel mahkeme kararına karşı yaptıkları istinaf başvurularının HMK’nun 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

Eksik kalan istinaf karar harçlarının davalılardan ayrı ayrı tahsil edilerek hazineye irat kaydına,

Fazla mesaideki hakkaniyet indirimi nedeniyle davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine