KARAR KÜNYESİ
DAVA VE YARGILAMA ÖZETİ Davacı (…) vekilleri, müteveffa (…)’in davacıyı evlat edinmek amacıyla 1984 yılında Sulh Hukuk Mahkesine açtığı davada evlat edinmeye izin kararı verildiğini; ancak söz konusu dönemde noter kanalıyla resmi senet düzenlenmesi gerektiği hususunda evlat edinenin yönlendirilmemesi sebebiyle noter işleminin eksik kaldığını ileri sürmüştür. Davacı, bu izin kararına dayanarak müteveffanın oğlu ve mirasçısı olarak nüfus kayıtlarına tescil edilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen ilk karar, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından “evlat edinildiğinin tespiti davasının müteveffanın mirasçılarını doğrudan ilgilendirdiği, bu nedenle mirasçıların davaya dahil edilerek tarafların teşkil ettirilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak müteveffanın tüm yasal mirasçıları davaya dahil edilmiş ve yapılan yargılama neticesinde; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi uyarınca mahkemeden izin alındıktan sonra noterde resmi senet düzenlenmesinin evlatlık ilişkisinin kurucu unsuru olduğu, somut olayda bu şekil şartının tamamlanmadığı ve evlat edinenin vefat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN TESPİTLERİ VE GEREKÇESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin ret kararını hukuka uygun bularak uyuşmazlığı şu temel hukuki esaslar çerçevesinde çözümlemiştir:
MAHKEME GEREKÇESİ “Mülga medeni kanun düzenlemede yer alan sulh hakiminin izni ile yapılacak resmi bir senetle olacağını ve evlat edinme ilişkisinin bu şekilde kurulacağını açıkça belirtmiştir. Yani 743 sayılı Medeni Kanun uyarınca, hukuken geçerli bir evlatlık ilişkisi için mahkemece evlat edinmeye dair izin verilmiş olması ve noterce evlat edinme sözleşmesinin yapılmış olması gereklidir… özellikle davacı ile müteveffa arasında noterde düzenlenmiş bir evlat edinme sözleşmesinin bulunmadığının anlaşılmasına göre, usul ve yasaya uygun olan hükme yönelik yerinde bulunmayan istinaf itirazlarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmektedir.”
HÜKÜM / SONUÇ
[elementor-template id=”Dilekçe Kataloğu Popup”]