EVLAT EDİNİLMENİN TESPİTİ DAVASI – 743 Sayılı Mülgâ Medeni Kanun Döneminde Alınan Evlat Edinme İzninin Noter Senedine Bağlanmaması – Resmi Senedin Evlatlık İlişkisinde Kurucu Şekil Şartı Olması – Mirasçıların Davaya Dahil Edilmesi Suretiyle Husumet Eksikliğinin Giderilmesi 

KARAR KÜNYESİ

  • Mahkeme / Daire: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
  • Esas / Karar No: 2025/412 Esas – 2025/618 Karar
  • İlk Derece Mahkemesi: Denizli 1. Aile Mahkemesi (2024/154 E. – 2024/488 K.)
  • Karar Tarihi: 06/03/2025
  • Karar Türü: Davacı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi (HMK m. 353/1-b-1 – Temyiz Yolu Açık)

DAVA VE YARGILAMA ÖZETİ Davacı (…) vekilleri, müteveffa (…)’in davacıyı evlat edinmek amacıyla 1984 yılında Sulh Hukuk Mahkesine açtığı davada evlat edinmeye izin kararı verildiğini; ancak söz konusu dönemde noter kanalıyla resmi senet düzenlenmesi gerektiği hususunda evlat edinenin yönlendirilmemesi sebebiyle noter işleminin eksik kaldığını ileri sürmüştür. Davacı, bu izin kararına dayanarak müteveffanın oğlu ve mirasçısı olarak nüfus kayıtlarına tescil edilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen ilk karar, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından “evlat edinildiğinin tespiti davasının müteveffanın mirasçılarını doğrudan ilgilendirdiği, bu nedenle mirasçıların davaya dahil edilerek tarafların teşkil ettirilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.

Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak müteveffanın tüm yasal mirasçıları davaya dahil edilmiş ve yapılan yargılama neticesinde; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi uyarınca mahkemeden izin alındıktan sonra noterde resmi senet düzenlenmesinin evlatlık ilişkisinin kurucu unsuru olduğu, somut olayda bu şekil şartının tamamlanmadığı ve evlat edinenin vefat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN TESPİTLERİ VE GEREKÇESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin ret kararını hukuka uygun bularak uyuşmazlığı şu temel hukuki esaslar çerçevesinde çözümlemiştir:

  1. Mülgâ Kanun Dönemindeki Şekil Şartı: 743 sayılı mülgâ Medeni Kanun düzenlemelerine göre, hukuken geçerli bir evlatlık ilişkisinin kurulabilmesi ikili bir şarta bağlanmıştır. Bunlardan birincisi sulh hakiminin evlat edinmeye izin vermesi, ikincisi ise bu izne dayanılarak noterde resmi senet (evlat edinme sözleşmesi) düzenlenmesidir.
  2. Resmi Senedin Kurucu Niteliği: Kanunun açık lafzı karşısında, noter huzurunda yapılacak resmi sözleşme evlatlık bağının kurulmasında geçerlilik değil, bir kurucu unsur (şekil şartı) niteliğindedir. Mahkemeden izin alınmış olsa dahi noter senedi tanzim edilmediği sürece evlatlık ilişkisi hukuken doğmaz.
  3. Eksikliğin Tamamlanamaması: Davacı ile müteveffa arasında noter senedinin düzenlenmemiş olması ve evlat edinenin bu süreç tamamlanmadan vefat etmiş bulunması karşısında, yasanın cevaz vermediği tescil talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi hükmünde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

MAHKEME GEREKÇESİ “Mülga medeni kanun düzenlemede yer alan sulh hakiminin izni ile yapılacak resmi bir senetle olacağını ve evlat edinme ilişkisinin bu şekilde kurulacağını açıkça belirtmiştir. Yani 743 sayılı Medeni Kanun uyarınca, hukuken geçerli bir evlatlık ilişkisi için mahkemece evlat edinmeye dair izin verilmiş olması ve noterce evlat edinme sözleşmesinin yapılmış olması gereklidir… özellikle davacı ile müteveffa arasında noterde düzenlenmiş bir evlat edinme sözleşmesinin bulunmadığının anlaşılmasına göre, usul ve yasaya uygun olan hükme yönelik yerinde bulunmayan istinaf itirazlarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmektedir.”

HÜKÜM / SONUÇ

  1. Denizli 1. Aile Mahkemesi’nin usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunan kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1-b-1 uyarınca ESASTAN REDDİNE,
  2. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, bakiye istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,
  3. HMK m. 361/1 maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 06/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.