EVLİLİK BİRLİĞİ İÇERİSİNDE MALVARLIĞI YÖNETİMİ VE ALACAK DAVASI
(Taşınmaz Satış Bedelinin Eşin Hesabına Havale Edilmesi Nedeniyle İade Talebi – İspat Yükü – İstinaf Başvurusunun Reddi)
🏛️ KARAR KÜNYESİ
Mahkeme: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas / Karar No: 2018/1645 Esas – 2019/658 Karar
Karar Tarihi: 03/04/2019
💡 DAVA VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN ÖZETİ
Dava Konusu: Davacı, kendisine ait taşınmazı sattığını, satış bedelinin bir kısmının dava dışı üçüncü bir şahıs tarafından davalı eşinin hesabına havale edildiğini, bu işlemde davalının vekil sıfatıyla hareket ettiğini belirterek, havale edilen bedelin iadesini talep etmiştir.
Savunmalar: Davalı, havale dekontlarında bu paranın taşınmaz satış bedeli olduğuna dair bir kayıt olmadığını, taşınmazın tapuda gösterilen değerden daha yüksek bir bedelle satıldığı iddiasının muvazaa niteliğinde olduğunu, resmi satış senedi dışındaki bedelin ancak yazılı belge ile ispat edilebileceğini ve taraflar arasında herhangi bir vekillik veya yönetim yetkisi devri anlaşması bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri: Davacı vekili; satış ile havaleler arasında illiyet bağı kurulmadan davanın reddedildiğini, davalıya gönderilen yüksek tutarlı havalelerin nedenlerinin araştırılmadığını, tanıklarının dinlenmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
📌 GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mülkiyeti davacıya ait olan taşınmazın üçüncü kişiye satışına ilişkin satış bedelinin bir kısmının, dava dışı üçüncü kişi tarafından davacıya verilmek üzere davalının hesabına havale edildiği iddiasından kaynaklanmaktadır.
Davacı taraf, söz konusu paranın yönetimini TMK’nın 215. maddesi gereğince davalı eşe bıraktığını ve aralarında vekalet ilişkisi olduğunu iddia etmiştir. Davalı taraf ise havalelerin taşınmaz satışıyla bağlantılı olmadığını, tapudaki resmi satış bedelinin aksinin tanıkla ispatlanamayacağını savunmuştur.
Davacı taraf, süresi içerisinde tanık listesi sunmamış, duruşmada ise karşı tarafa yemin teklif etmeyeceklerini beyan etmiştir.
Davacı, davalıya gönderilen havalelerin kendi taşınmazının satışından elde edilen gelir olduğunu, taşınmazın tapuda gösterilen değerden fazlaya satıldığını ve bu bedellerin yönetimi için davalıya yetki verildiğini ispatlayamamıştır.
İlk derece mahkemesinin, ispat edilemeyen davanın reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
🏁 HÜKÜM / SONUÇ
İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12/12/2017 günlü kararı usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğundan, davacının istinaf başvurusunun REDDİNE,
İstinaf karar harcının davacıdan tahsiline,
İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
İki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.