İŞ KAZASINDAN KAYNAKLI RÜCUEN TAZMİNAT – Bildirimsiz Çalışan İşçinin İş Kazası Geçirmesi – Kurumun Taraf Olmadığı Tazminat Davasındaki Kusur Raporunun Bağlayıcılığı – 506 Sayılı Kanun Mülga 10. Maddesi Uyarınca Kusursuz Sorumluluk – Hakkaniyet İndirimi Zorunluluğu 

🏛️ KARAR KÜNYESİ

  • Mahkeme / Daire: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
  • Esas / Karar No: 2025/182 Esas – 2026/840 Karar
  • İlk Derece Mahkemesi: Çeşme 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi (2017/231 E. – 2022/144 K.)
  • Karar Tarihi: 04/05/2026
  • Karar Türü: İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılması ve Dosyanın Geri Gönderilmesi (HMK m. 353/1-a-6 – Kesin Karar)

💡 DAVA VE BİRLEŞEN DAVA ÖZETİ Davacı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) vekili, davalı Servet Yeşilpınar’a ait villada sigortasız (bildirimsiz) olarak çalışan Kurum sigortalısı Özlem Tekeli’nin 27.06.1998 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu havuzda boğularak vefat ettiğini belirtmiştir. Vefat eden sigortalının hak sahiplerine Kurum tarafından ilk peşin sermaye değerli (PSD) gelir bağlandığını ve ödemeler yapıldığını ileri sürerek, şimdilik belirlenen Kurum zararının rücuen tahsilini talep etmiştir. Kurum, daha sonra aynı olay nedeniyle diğer villa maliki Emine Gülpare Yeşilpınar aleyhine de rücu davası açmış ve bu dava Çeşme 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 2017/231 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.

Davalılar vekilleri; belirsiz alacak davası açılmasının usule aykırı olduğunu, müvekkillerinin kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını, olayın müteveffanın kendi ağır kusurundan kaynaklandığını ve olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. İlk derece mahkemesi, hak sahipleri tarafından daha önce açılan tazminat davasında (İzmir 4. İş Mahkemesi’nin 1999/627 E. sayılı dosyası) alınan ve kesinleşen %25’er (toplam %50) kusur oranını ve 11.02.2019 tarihli bilirkişi raporunu esas alarak asıl ve birleşen davanın kabulü ile 49.674,52 TL Kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir.

📌 YARGILAMA SÜRECİ VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN TESPİTLERİ Yerel mahkemenin kabul kararına karşı davacı SGK vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili, rücu davası dosyası kapsamında yeniden kusur incelemesi yaptırılması ve bilirkişi raporu aldırılması gerekirken, Kurumun taraf olmadığı şahsi tazminat davasındaki kusur raporuyla yetinilmesinin hatalı olduğunu; ayrıca işçinin bildirimsiz (sigortasız) çalıştırıldığı olgusu gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 28. Hukuk Dairesi yaptığı incelemede iki temel usuli hukuka aykırılık saptamıştır:

  1. Kusur Raporunun Bağlayıcılığı Yönünden: İşçi veya hak sahipleri tarafından işveren aleyhine açılan maddi-manevi tazminat davalarında alınan kusur raporları, SGK rücu davasında taraf olmadığı için Kurum’u bağlamaz. Kesinleşen tazminat dosyası ancak “güçlü delil” teşkil eder. Mahkemece, iş kazasının meydana geldiği konuda uzman bilirkişi heyetinden yeniden kusur raporu alınması zorunludur.
  2. Bildirimsiz Çalışma (506 Sayılı Kanun m. 10) Yönünden: Olay tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Kanun’un 9. ve 10. maddeleri uyarınca; işveren çalıştıracağı işçiyi işe başlatmadan önce Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim yapılmadan iş kazası gerçekleşirse, işverenin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ilkesine dayanır. Mahkemece 10. madde şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı; şartlar oluşmuşsa kusur oranı gözetilmeksizin Kurum zararı belirlenmeli, ardından müteveffanın kusurunun %50’sinden aşağı olmamak üzere Borçlar Kanunu kapsamında hakkaniyet indirimi yapılmalıdır.

⚖️ MAHKEME GEREKÇESİ “Hak sahibi dosyasında Kurumun taraf olmaması sebebiyle söz konusu dosyada aldırılan kusur raporu ile hüküm verilmesi yerleşik Yargıtay uygulamasına aykırılık teşkil ettiğinden ve buna bağlı olarak davacının adil yargılanma hakkının ihlaline neden olduğundan davacının kusura yönelik bilirkişi raporu aldırılmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğuna dair istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir… Davalı işverenin 506 sayılı Kanunun 10. maddesine göre sorumluluğu; kusursuz sorumluluk ilkesine dayanır. 26. maddede yazılı sorumluluk hâlleri aranmaksızın işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet, sigortalının işe girişi süresinde Kuruma bildirilmemişse… tarafların kusur oranı gözetilmeksizin belirlenen ilk peşin değerli gelir ve masraflar belirlendikten sonra, Borçlar Kanunu’nun 43. 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun % 50’sinden aşağı olmayacak biçimde hakkaniyet indirimi yapılması suretiyle davacının talep edebileceği rücu alacağının miktarı belirlenerek hüküm kurulması gerekir.”

🏁 HÜKÜM / SONUÇ

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Çeşme 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 25.03.2022 tarihli kararının HMK’nin 353/1-a-6 maddesi gereğince ESASI İNCELEMEDEN KALDIRILMASINA,
  2. Dosyanın, belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve yeniden hüküm kurulması amacıyla mahkemesine İADESİNE,
  3. Duruşma yapılmaksızın, HMK’nin 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olarak 04.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.