İŞE İADE – Organik Bağ ve Kıdem Koşulu – Feshin Biçimsel Koşulları (Yazılı Şekil Şartı) – Haklı Fesih İddiasının Kanıtlanamaması – Arabuluculuk Ücretinin Hükümde Unutulması
🏛️ KARAR KÜNYESİ
- İlk Derece Mahkemesi: İş Mahkemesi
- Bölge Adliye Mahkemesi: Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Dosya – Karar No: 2019/1503 E. – 2019/1154 K.
- Karar Tarihi: 11/10/2019 (Kesin Karar)
💡 UYUŞMAZLIK VE DAVA SÜRECİ Davacı işçi, davalı şirketler bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız, sözlü ve savunması alınmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirketler vekili; iki farklı tüzel kişilik arasında organik bağ bulunmadığını, işçinin son çalıştığı şirkette 6 aylık kıdem şartının oluşmadığını, diğer şirkette ise 30 işçiden az çalışan bulunduğunu, işçinin üçüncü kişilerle kavga ederek şirketin ticari itibarını sarstığını ve feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi: Şirketlerin reklam, logo ve faaliyet alanları incelendiğinde aralarında organik bağ olduğu, 30 işçi ve 6 aylık kıdem şartının gerçekleştiği, feshin yazılı yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Davalılar vekili karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.
📌 BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN ESAS GEREKÇESİ
Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, davalı işverenin istinaf itirazlarını reddederken, kamu düzenini ilgilendiren bir usul hatasını resen (kendiliğinden) düzelterek şu orijinal gerekçelere yer vermiştir:
- Organik Bağ, Kıdem ve İşçi Sayısı Koşulu:“Şirket kayıtlarının incelenmesinden ve iki şirketin reklam panoları, logoları, faaliyet alanları dikkate alındığında her iki şirket arasında organik bağ olduğunun tespit edildiği, böylelikle, en az altı aylık iş yeri kıdemi ve her iki şirkette otuz işçi çalışması koşullarının gerçekleştiği, iki şirketin de müşterek müteselsil sorumlu oldukları…”
- Haklı Fesih İddiasının Somutlaştırılamaması ve Yazılı Şekil Şartı:“Feshe konu davacı davranışlarının iş yerinde ne tür olumsuzlara neden olduğunun somutlaştırılmadığı ayrıca nitelik olarak dikkate alındığında da 4857 sayılı Yasa’nın 25. maddesinde belirtilen haklı fesih nedeni kapsamında kabul edilemeyeceği…” “İşveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanun’un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilmelidir.”
- Savunma Alınmaması Yönünden Düzeltme:“…davalı tarafça iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği düşüncesi ile davacının savunmasının alınmadığı ve davalı açısından bu yöndeki uygulamada usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafça dayanılan fesih nedenlerinin haklı fesih nedeni kapsamında bulunmadığının yargılama aşamasında kabulü halinde geriye dönük olarak davacının 4857 sayılı Yasa’nın 19. maddesi gereğince savunmasının alınmasının da beklenemeyeceği göz önüne alındığında davacının savunmasının alınmamış olması nedeniyle feshin geçersizliğine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, ancak davacının iş sözleşmesinin feshine konu nedenlerin 4857 sayılı Yasa’nın 25. maddesinde belirtilen haklı fesih kapsamında kabul edilemeyeceği gibi… iş sözleşmesinin feshini gerektirir ağırlıkta geçerli neden olarak da kabul edilemeyeceği, bu bağlamda davalı tarafça feshin son çare olma ilkesine ve fesihte ölçülülük ilkesine uygun davranılmadığı, geçerli bir fesih nedeni bulunmadığı…”
- Arabuluculuk Ücreti Yönünden Resen Kaldırma ve Düzeltme Gerekçesi:“Yerel mahkemece verilen gerekçeli kararda T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmadığı görülmüştür. Bu eksiklik inceleme merci olan Dairemizce resen dikkate alınması gereken hususlardan olduğundan, HMK’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılması gerekmiş…”
HÜKÜM: Davalı tarafın istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; ancak arabuluculuk ücreti hüküm fıkrasında unutulduğu için ilk derece mahkemesi kararı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. Davanın kabulü ile işe iadeye, boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatlarının tespitine; yargılama giderlerine ek olarak arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye irat kaydına kesin olarak karar verilmiştir.