İŞE İADE TALEBİ – İş Güvencesi Kapsamı Otuz İşçi Çalıştırma Şartı 

🏛️ KARAR KÜNYESİ

  • Mahkeme / Daire: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. HUKUK DAİRESİ
  • Esas / Karar No: 2017/2416 Esas – 2017/1728 Karar
  • İlk Derece Mahkemesi: Karşıyaka 2. İş Mahkemesi (2016/358 E. – 2017/338 K.)
  • Karar Tarihi: 15/12/2017

💡 DAVA VE ŞİKAYET ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket nezdinde ihracat satış operasyon sorumlusu olarak çalıştığını, şahsi telefonundaki WhatsApp profil resmini değiştirmesi yönündeki talebi kişisel tercih hakkını kullanarak reddettiğini, bu olaydan birkaç gün sonra iş akdinin haklı bir neden gösterilmeksizin feshedildiğini belirterek işe iadesini talep etmiştir. Davalı vekili ise davacının iş akdinin yazılı olarak feshedilerek tazminatlarının ödendiğini, davacının sosyal yaşamındaki tarzını işyerine taşıdığını ve şirkette 25 işçi çalışması nedeniyle davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili, işyerinde 30’dan az işçi çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ana firmaya bağlı başka firmaların da bulunduğunu ve tanıklarının dinlenmediğini ileri sürerek karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

📌 YARGILAMA SÜRECİ

İstinaf istemini inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının iş güvencesi kapsamında olup olmadığı noktasında toplandığını tespit etmiştir. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılması zorunludur. Dosya kapsamındaki deliller incelendiğinde; dinlenen davalı tanıklarının fesih tarihinde işyerinde 24-25 çalışan olduğunu beyan ettikleri, davacının da duruşmadaki bizzat beyanında iş akdinin feshedildiği tarihte idari personel ve işçiler dahil toplamda 24-25 çalışan bulunduğunu kabul ettiği ve resmi bordro kayıtlarına göre de ilgili ay itibarıyla işyerinde 25 işçinin istihdam edildiği belirlenmiştir.

Davacı vekilinin ana firmaya bağlı diğer firmaların da bulunduğuna yönelik iddialarına karşılık dosya içerisine bu durumu ispatlar nitelikte herhangi bir bilgi veya belge sunmadığı görülmüştür. Bu doğrultuda, davalı işyerinde otuzdan az işçi çalışması sebebiyle ilk derece mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmuştur.

🏁 HÜKÜM / SONUÇ

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, peşin alınan harçlar ve yapılan masrafların usulünce mahsubuna, Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.