KARŞILIKLI BOŞANMA – Kusur Derecelendirmesi – Sadakatsizlik ve Birlik Görevlerinin İhlali – Hakkaniyete Göre Tazminat Miktarının Belirlenmesi – Yargıtay’ın Tazminat Miktarını Az Bularak Bozma Kararı
KARAR KÜNYELERİ
- Bölge Adliye Mahkemesi: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- BAM Dosya – Karar No: 2019/884 E. – 2020/276 K. (Karar Tarihi: 24/02/2020)
- Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Yargıtay Dosya – Karar No: 2020/2948 E. – 2020/5502 K. (Karar Tarihi: 09/11/2020)
UYUŞMAZLIK VE DAVA SÜRECİ Davacı-karşı davalı kadın, eşinin son 6 yıldır haftanın birkaç gününü dışarıda geçirdiğini, kendisinden habersiz gezilere katıldığını, başka bir kadınla otelde kalarak güven sarsıcı ve sadakatsiz davranışlar sergilediğini, kendisini aşağıladığını ve hor gördüğünü belirterek boşanma, nafaka ve maddi-manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı erkek ise kadının geç saatlere kadar televizyon izleyip gün boyu uyuduğunu, evlilik görevlerini ve temizliği ihmal ettiğini, gıdaları çürüttüğünü, öfkeyle evin fayanslarını kırdığını, kapı arkasına anahtar bırakarak eve girmesini engellediğini ve kendisine beddua ettiğini ileri sürerek karşı boşanma davası açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi: Her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadının az, erkeğin ağır kusurlu olduğuna hükmederek kadın yararına aylık 7.000 TL yoksulluk nafakası ile 350.000 TL maddi, 150.000 TL manevi tazminata karar vermiştir. Taraflar karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN ORİJİNAL GEREKÇESİ VE ÖZETİ
Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların karşılıklı istinaf başvurularını incelemiş ve kusur tespiti ile tazminat miktarları yönünden hükmü şu orijinal gerekçelerle düzeltmiştir:
- Karşılıklı Kusur Vakıalarının Tespiti:“…davacı-karşı davalı kadının çok uzun zamandan beri fizyolojik rahatsızlıklarının bulunup, tedaviden ve üzerine düşen egzersizleri yapmaktan kaçındığı için geceleri uyuyamadığı, bu nedenle geç saatlerde yatıp, öğleden sonra kalkarak, eşine ve evine karşı birlik görevlerini ihmal ettiği, davalı-karşı davacı eşini cezalandırmak için değişik zamanlarda münferit olarak evin fayanslarını kırmak, eve alınan gıda maddelerini kullanmayarak, bozulmasına seyirci kalmak, lüks harcamalar yapmak, oğluna alınan yüzüğü önce kaybettiğini söyleyip, daha sonra eşinin aldığını iddia etmek, evin kapısının arkasında anahtar bırakarak, eşinin eve girmesine engel olmak gibi davranışlar sergilediği, kayınvalidesine karşı mesafeli davrandığı, eşine beddua ettiği, buna karşılık davalı-karşı davacı erkeğin de kadının gece geç yatıp, ertesi gün geç kalkmasını ve birlik görevlerini ihmal etmesini bahane ederek, yatak odalarını ve yataklarını ayırdığı, başkalarının yanında kadına küçük düşürücü davranışlarda bulunduğu, baskı uyguladığı, başka bir kadınla ilişki sürdürerek sadakatsiz davrandığı, ayrıca her iki eşin de müşterek konut içerisinde kendi odalarının kapısını kilitleyerek, birbirlerine karşı güven sarsıcı davranışta bulundukları anlaşılmaktadır.”
- Kusur Dengesi:“Hal böyle olunca, tarafların yukarıda açıklanan kusurları birlikte değerlendirildiğinde, boşanmaya neden olan olaylarda, davalı-karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadına oranla yine de daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir.”
- Tazminat ve Nafaka Miktarlarının İndirilme Gerekçesi: BAM, ilk derece mahkemesince hükmedilen tazminat ve nafaka miktarlarını fazla bularak hakkaniyet gereği indirim yapmıştır:“Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekir.”Bu gerekçeyle BAM; yoksulluk nafakasını aylık 6.000 TL’ye, maddi tazminatı 200.000 TL’ye, manevi tazminatı ise 100.000 TL’ye düşürerek hükmü düzeltmiştir.
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİNİN BOZMA GEREKÇESİ
BAM kararı taraflarca temyiz edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin tüm temyiz itirazlarını reddetmiş, ancak kadın yararına hükmedilen tazminat miktarlarını az bularak kararı kadın lehine bozmuştur:
“Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.”
SONUÇ: Yargıtay, BAM tarafından düzeltilen boşanma, kusur tespiti ve nafaka hükümlerini ONAMIŞ; ancak kadın yararına hükmedilen 200.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat miktarını az bularak kararı bu yönlerden kadın lehine BOZMUŞTUR.