LİMİTED ŞİRKET ORTAKLIĞINDAN ÇIKMA VE ÇIKMA PAYI – Şirket Müdürünün Sorumluluğu – Kasa Açığı ve Faturasız Satış İddiaları – Hakimin Davayı Aydınlatma Yükümlülüğü – Eksik İnceleme Nedeniyle Hükmün Kaldırılması ve Dosyanın Mahalline İadesi

🏛️ KARAR KÜNYESİ

  • Mahkeme / Daire: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
  • Esas / Karar No: 2017/675 Esas – 2018/873 Karar
  • İlk Derece Mahkemesi: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi (2012/368 E. – 2017/156 K.)
  • Karar Tarihi: 13/07/2018
  • Karar Türü: Davacı İstinaf Başvurusunun Kabulü İle Hükmün Kaldırılması (HMK m. 353/1-a-6 – Kesin Karar)

💡 DAVA ÖZETİ Davacı ortak vekili; müvekkilinin davalı şirketin yüzde 50 hissedarı olduğunu, diğer ortakların hisse devirleri gerçekleştirdiğini ve davalı şirket müdürünün şirketi usulsüz işlemlerle zarara uğrattığını ileri sürmüştür. Dava dilekçesinde; davacının şirkete muhtelif tarihlerde toplam 65.000,00 TL borç/avans verdiğini, şirket kayıtlarında faturasız satışlar yapıldığını, elde edilen kazancın kasaya intikal ettirilmeyerek şirket müdürünün şahsi hesabına aktarıldığını, şirket bütçesi müsait olmasına rağmen SGK ve vergi borçlarının ödenmediğini iddia etmiştir. Davacı vekili; müvekkilinin haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına, çıkma payının tahsiline, şirkete verilen 65.000,00 TL borcun iadesine, usulsüz işlemlerle şirketten çekilen nakitlerin ve faturasız satış bedellerinin saptanarak şirket müdürü ve sorumlulardan tahsili ile şirkete iadesine, net kar üzerinden temettü alacağının ödenmesine ve doğacak vergi/SGK cezalarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili; eski ortak yönünden husumet yokluğu bulunduğunu, davacının gönderdiği paranın borç değil sermaye taahhüdü olduğunu, şirketin catering (toplu yemek) hizmeti verdiğini, tüm hammadde alımlarının faturalı olduğunu, şirket müdürünün şahsi menfaat elde etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince; ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiği gerekçesiyle davacının ortaklıktan çıkma talebi kabul edilmiş, ancak şirketin özvarlığı menfi (eksi) bakiye verdiğinden çıkma payı talebi reddedilmiştir. Defter kayıtlarında sabit olan 65.000,00 TL avans alacağının dava tarihinden itibaren faiziyle davalı şirketten tahsiline hükmedilmiştir. Şirket müdürü dışındaki ortaklar hakkındaki dava husumet yönünden reddedilmiş; şirket müdürü hakkındaki tazminat ve usulsüzlük iddiaları ise taleplerin somut olarak müdüre yöneltilmediği ve iddiaların subut bulmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

📌 YARGILAMA SÜRECİ VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN TESPİTLERİ Yerel mahkemenin kararına karşı davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarını inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, şu hukuki saptamalarda bulunmuştur:

  1. Yöneticinin Sorumluluğu Yönünden Eksik İnceleme: Davacı tarafından şirket müdürünün kasadan usulsüz para çektiği, hammadde faturaları ile satış gelirleri arasında fahiş farklar bulunduğu, banka hesaplarından şahsi hesaba transferler yapıldığı ileri sürülmüştür. Dosyada alınan bilirkişi raporunda; banka kayıtları, hammadde faturalarına göre şirket hesabına geçmeyen faturasız satış bulunup bulunmadığı, vergi ve SGK borçları sebebiyle şirketin uğradığı zararlar hiç incelenmemiştir. Bu denli köklü bir inceleme eksikliğine rağmen iddiaların reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
  2. Hakimin Davayı Aydınlatma Yükümlülüğü (HMK m. 31): Bilirkişi raporunda tespit edilen 52.194,20 TL’lik kasa açığının, dava dilekçesindeki usulsüzlük iddialarından hangisinden kaynaklandığı netleştirilmelidir. Mahkemece, HMK’nın 31. maddesinde düzenlenen aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde, davacı taraftan açıklama istenerek şirket müdürünün hukuki sorumluluğunun kapsamı tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
  3. Temerrüt Tarihinin Hatalı Belirlenmesi: Davacı tarafça şirkete verilen borç paranın iadesi için dava öncesinde ihtarname keşide edilmiştir. Mahkemece, bu ihtarnameye ilişkin tebligat parçaları celbedilerek davalının hangi tarihte temerrüde düştüğü saptanmalı ve faiz bu tarihten itibaren yürütülmelidir. Gerekçe gösterilmeksizin doğrudan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalıdır.

⚖️ MAHKEME GEREKÇESİ “Hükme esas alınan bilirkişi raporunda banka yoluyla hesaptan çekilen paraların ne kadar olduğu, ne için harcandığı, defter kayıtlarına ne kadarının geçtiği, hammadde faturalarına göre şirket hesabına geçmeyen faturasız satışlar yapılıp yapılmadığı, vergi ve SGK borçları nedeniyle şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı hususları hiç incelenmemiş olmasına rağmen bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmesi yerinde değildir… HMK’nın 31. maddesindeki hakimin aydınlatma yükümlülüğü de dikkate alınmak suretiyle… şirket müdürü olan davalı hakkında bu yönde bir talepte bulunulup bulunmadığı netleştirilerek ortaya çıkacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.”

🏁 HÜKÜM / SONUÇ

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
  2. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.02.2017 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
  3. Daire kararında gösterilen eksiklikler doğrultusunda yeniden bir inceleme ve araştırma yapılarak hüküm kurulmak üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
  4. 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.