NAKAFA ALACAĞI – İTİRAZIN İPTALİ VE İCRA İNKAR TAZMİNATI İSTEMİ – Boşanma Davası Sırasında Hükmedilen Tedbir Nafakası Alacağı – Ara Karardan Önce Yapılan Ödemelerin Hukuki Niteliği – Ahlaki Ödevin Yerine Getirilmesi – İcra İnkar Tazminatı Koşullarının Oluşmaması

KARAR KÜNYESİ

  • Daire: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
  • Esas / Karar No: 2021/561 Esas – 2023/913 Karar
  • Karar Tarihi: 29/05/2023
  • Yerel Mahkeme: İzmir 14. Aile Mahkemesi (02/02/2021 günlü, 2019/720 Esas – 2021/60 Karar)

DAVA ÖZETİ Davacı vekili; boşanma davası kapsamında hükmedilen aylık 15.000,00 TL tedbir nafakası alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürmüştür. Takip tarihinden sonra haricen yapılan 130.000,00 TL dışındaki ödenmeyen 155.000,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP ÖZETİ Davalı vekili; boşanma davası ile nafaka ara kararı arasındaki dönemde davacı eşe destek olmak ve nafaka ihtiyacını karşılamak amacıyla ortak çocuk vasıtasıyla aylık ödemeler yapıldığını, nafaka miktarına yakın nitelikteki bu düzenli ödemelerin nafaka borcuna mahsup edilmesi gerektiğini, bakiye borcun da ödendiğini savunarak davanın reddini ve %20 oranında icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.

YARGILAMA SÜRECİ VE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında görülmekte olan boşanma davası sırasında henüz tedbir nafakasına hükmolunmadan davacının oğlu tarafından annesine yapılan ve dekontlarda alacağın nedenine ilişkin bir açıklama bulunmayan ödemelerin, mahkemece hükmolunan tedbir nafakasına mahsuben yapılmış nafaka ödemesi olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 155.000 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline, takibin devamına ve 31.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ GEREKÇESİ İstinaf dairesi, uyuşmazlığı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 355 çerçevesinde incelemiştir:

  1. Nafakaya Mahsup Yönünden: Davalı tarafça yapıldığı belirtilen ödemelerin yapıldığı tarihlerde, henüz mahkemece nafakaya ilişkin verilmiş bir ara kararı ve mahkeme hükmü bulunmamaktadır. Bu aşamada eşe yardım amaçlı yapılan ödemeler Türk Borçlar Kanununun 78/2 maddesi gereğince ahlaki ödevin yerine getirilmesi niteliğindedir. Dekontlarda açıklama bulunmaması ve ödemelerin nafakaya mahsuben yapıldığının kabulüne olanak bulunmaması nedeniyle davalının esasa ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
  2. İcra İnkar Tazminatı Yönünden: Davacı tarafın, haricen yapıldığı sabit olan 130.000,00 TL’yi mahsup etmeden ödeme emri düzenlenmesine neden olduğu, borçlunun bu miktar yönünden itirazında haklı olduğu, bakiye 155.000,00 TL yönünden borçlu olup olmadığı ise ancak yargılama sonunda belirlendiğinden borçlu aleyhine İİK’nın 67/2. maddesindeki icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu kabul edilemez. Mahkemece tazminata hükmedilmesi isabetsizdir.

HÜKÜM / SONUÇ Davalı tarafın istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile ilk derece mahkemesi kararındaki icra inkar tazminatına yönelik hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu konuda gerekçenin DÜZELTİLMESİNE ve “Davacının yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,” şeklinde yeniden HÜKÜM KURULMASINA, davalı tarafın diğer istinaf itirazlarının ESASTAN REDDİNE, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OY BİRLİĞİ ile karar verildi.