NESEBİN REDDİ DAVASINDA “ZİNA VE SOYBAĞI” İDDİASI HAKARET MİDİR? (Yargıtay 4. Ceza Dairesi)

(Sanığın Açtığı Nesebin Reddi Davasında Eşinin Zina Yaptığını ve Diğer Katılanların Kendi Çocukları Olmadığını İleri Sürmesi Eyleminin İddia ve Savunma Dokunulmazlığı Kapsamında Kaldığına, Bu Durumda Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Değil Doğrudan Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine Dair Düzeltilerek Onama Kararı)

🏛️ KARAR KÜNYESİ

  • Yüksek Mahkeme: Yargıtay 4. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2021/21987 E.
  • Karar No: 2024/1428 K.
  • Karar Tarihi: 08.02.2024
  • Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi
  • Davanın Konusu: Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi

💡 OLAY VE YARGILAMA SÜRECİNİN ÖZETİ

  • Olayın Gelişimi: Sanığın, katılanlara yönelik açtığı nesebin reddi davasında; katılan … Ş.’den zina nedeniyle boşandığını, diğer katılanların ise kendisinin çocukları olmayıp katılan …’nın zina yapması sonucu dünyaya geldiklerini ileri sürmesi üzerine hakaret suçundan dava açılmıştır.
  • Yerel Mahkeme Süreci: Yerel mahkemece eylemin iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında bulunduğu gerekçesiyle TCK m. 128 ve CMK m. 223/4-b uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Karar katılanlar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

📌 Yargıtay’ın Detaylı Değerlendirmesi ve Gerekçesi

  • İddia ve Savunma Dokunulmazlığı (TCK m. 128): Yargı mercileri nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kişilerle ilgili somut isnatlarda bulunulması halinde, bu iddiaların uyuşmazlıkla bağlantılı ve somut vakıalara dayanması durumunda hakaret suçu oluşmaz. Sanığın nesebin reddi davasındaki iddiaları bu kapsamdadır.
  • Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Yerine Beraat Kararı Verilmesi Gerekliliği: Eylemin iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken “ceza verilmesine yer olmadığı” şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

🏁 SONUÇ & HÜKÜM

  • Katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasından “ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin çıkartılarak yerine “5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraatine” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmiştir.