KARAR KÜNYESİ
Mahkeme / Daire: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas / Karar No: 2017/2170 Esas – 2017/1786 Karar
İlk Derece Mahkemesi: İzmir 11. Aile Mahkemesi (2016/45 E. – 2016/789 K.) & İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi (2007/263 E. – 2015/985 K.)
Karar Tarihi: 10/10/2017
Karar Türü: Merci Tayini / Yargı Yeri Belirlenmesi (HMK m. 21-22 ve m. 362/1-c – Kesin)
DAVA VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN ÖZETİ Davacı sağ kalan eş vekili, muris eşinin vefatı sonrasında tereke malları arasında yer alan ortak konutun, Türk Medeni Kanunu’nun 652. maddesi uyarınca miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması suretiyle kendisine özgülenmesini talep etmiştir. Yargılama sürecinde davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesiyle, söz konusu taşınmaz üzerinde intifa hakkı yerine bedeli karşılığında mülkiyet hakkı tanınması istenmiştir. Davanın açıldığı İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi, uyuşmazlığın aile konutunun özgülenmesine ilişkin olduğunu ve bu sebeple aile mahkemelerinin görev alanına girdiğini belirterek görevsizlik kararı vermiştir. Kendisine dosya gönderilen İzmir 11. Aile Mahkemesi ise uyuşmazlığın terekeden kaynaklandığını ve aile mahkemesinin görevinde olmadığını savunarak karşılıklı görevsizlik kararı vermiş; iki mahkeme arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosya merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ İki ilk derece mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlığını inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın çözümü için ilgili yasal mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını değerlendirmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 652/1. maddesinde, eşlerden birinin ölümü halinde tereke malları arasında ev eşyası veya birlikte yaşanılan konut bulunması durumunda, sağ kalan eşin bunlar üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebileceğinin hüküm altına alındığı saptanmıştır. Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK’nın 4/1-b maddesi uyarınca, taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları görme görevinin Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğu hatırlatılmıştır. Somut olayda davacının, muris eşine ait olan taşınmaz üzerinde intifa hakkı yerine bedeli mukabilinde mülkiyet hakkı tanınmasını talep ettiği, bu talebin doğrudan miras hukuku ve tereke mallarının tasfiyesi/paylaştırılması kuralları ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları da gözetilerek, bu nitelikteki aile konutunun özgülenmesi ve mülkiyet hakkı tesisi taleplerinin Aile Mahkemesinde değil, Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM / SONUÇ Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, dosyanın merci tayini talebinde bulunan mahkemeye iadesine, dosya üzerinde yapılan ön inceleme neticesinde HMK’nın 362/1-c maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı ve KESİN olmak üzere 11/10/2017 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.
[elementor-template id=”Dilekçe Kataloğu Popup”]