🏛️ KARAR KÜNYESİ
💡 ÖZET Mirasbırakanın okur-yazar olmasına rağmen, vasiyetnamenin okur-yazar olmayanlara özgü daha sıkı ve ağır şekil şartlarına (tanık huzurunda beyan, parmak izi ve resmi görevli denetimi) tabi biçimde düzenlenmiş olması, ölüme bağlı tasarrufun geçersizliğine sebebiyet vermez. Bu tür ağırlaştırılmış şekil şartları murisin son iradesini daha güçlü biçimde koruma altına aldığından hukuka uygundur. Yargılama sürecinde aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuyla vasiyetname tanzim tarihinde murisin hukuki ehliyetinin tam olduğunun saptanması ve baskı/hile iddialarının kanıtlanamaması karşısında, vasiyetnamenin tenfizi ile terekedeki taşınmazların davacı adına tescili kararına yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
⚖️ UYUŞMAZLIK VE MADDİ VAKIA Davacı A.B., 18.04.2022 tarihinde vefat eden muris L.S.’nin Samsun 2. Noterliği nezdinde düzenlettiği 27.10.2021 tarihli vasiyetname ile terekedeki tüm malvarlığını kendisine bıraktığını, vasiyetnamenin açılması davasının kesinleştiğini belirterek vasiyetnamede yer alan İstanbul Kadıköy Kozyatağı Mahallesi’ndeki (… ada … parsel) .. ve .. numaralı bağımsız bölümlerin adına tenfizen tescilini talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf basvuru dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu vasiyetnamede ise noterlikçe, L.S.’nin “okur yazar olmadığını anladım” seklinde bir ibare yazılarak okuma yazma bilen ve imza atabilen L.S.nin gerçeğe aykırı olarak okur yazar olmadığı belirtildiğini, bu beyan gerçeğe aykırı olup, muris okur yazar olduğunu, okur yazar olan bir kişinin okur yazar olmayanlara özgü vasiyetname düzenlemesi mümkün ise de okur yazar olduğu halde okur yazar olmadıgı yazılarak imza yerine murisin sol el bas parmağı ile vasiyetname düzenlenmesi saibeli oldugunu, muriste bir hastalık bulgusu bulunmadığına dair vasiyetnameye eklenen saglık raporu ile vasiyetnamede hastalığı sebebi ile murisin hastanede olduğu seklindeki beyanlar çeliski ve yasam yeri İstanbul olan murisin, Samsun’da yatarak tedavi edildiği ileri sürülerek Samsun 2.noterligi’nin hastaneye davet edilmesi, olup bittiye getirilmiş bir vasiyetname düzenlendiginin de kanıtı oldugunu, ayrıca, hasta ve yaslı olan murisin, Samsun’da İlkadım İlçesinde noteri arayarak hastaneye noteri davet ettiğine dair noterlik vasiyetnamesi içeriği de gerçek dışıdır. murisin kullandığı cep telefon numarasının kayıtlarının incelenmesi talebimiz de mahkemece değerlendirilmediğini, ayrıca parmağını kullanamayan murisin telefon numaralarına da basması olağan hayat akısına aykırı olduğunu, davacının ve vasiyetname tanıklarının tüm telefon görüşme kayıtlarının çıkarılarak aralarındaki bağlantılarında ortaya çıkarılması gerekirken, bu yoldaki taleplerimizin değerlendirilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur.
🎯 GEREKÇE Vasiyetnamenin tenfizi, Sulh Hukuk Mahkemesince usulüne uygun olarak açılıp okunan ölüme bağlı tasarrufa yönelik yasal sürelerin geçmesi ve herhangi bir itirazın/iptal davasının sonuçsuz kalmasıyla iradenin kesinleştiğinin tespitinden ibarettir. Kural olarak vasiyetnamelerin yorumunda murisin gerçek arzusunu ve iradesini ayakta tutacak bir yol izlenmelidir.
Davalının yetki itirazı, murisin son ikametgah adresinin Samsun olduğunun sabit olması nedeniyle yerinde görülmemiştir. Esas yönünden ise; Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından düzenlenen raporda, müteveffanın vasiyetname tanzim tarihi itibariyle hukuki ehliyetinin tam olduğu, noter ve tapuda işlem yapabileceği net bir şekilde ortaya konulmuştur. Davalıların okur-yazar olan bir kişiye okur-yazar olmayanlara özgü usulle vasiyetname düzenletilmesinin geçersizlik doğuracağı iddiası hukuken isabetsizdir. Çünkü okur-yazar olmayanlara özgü şekil şartları, niteliği gereği tanıkların varlığı ve resmi makam denetimi gibi ek güvenceler içeren daha sıkı ve ağır kurallara tabidir. Muris okur-yazar olsa dahi, iradenin daha yüksek bir korumayla saklanmasını sağlayan bu ağır şartların tercih edilmesi tasarrufu sakatlamaz. Dosyadaki tanık beyanlarında da hile, baskı veya sahtelik unsuruna rastlanmadığından ilk derece mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunmuştur.
🏁 HÜKÜM / SONUÇ Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, alınması gereken 579.223,17 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 434.417,42 TL harcın davalılardan tahsiline, istinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 20/05/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
[elementor-template id=”Dilekçe Kataloğu Popup”]