ZİNA NEDENİYLE BOŞANMA – Zinanın Varlığının Muhakkak Gözüyle Bakılmasını Gerektiren Bir Durumun Varlığı – Otel Konaklama Kayıtları ve Kimlik Bildirme Kanunu – Hukuka Aykırı Delil Niteliğindeki Dijital Veriler – Derdest Boşanma Davasında Ayrı Velayet Davası ve Geçici Önlemler

KARAR KÜNYESİ

  • Mahkeme / Daire: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
  • Esas / Karar No: 2022/3100 Esas – 2023/349 Karar
  • Karar Tarihi: 2023

DAVA VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN ÖZETİ

  • Tarafların Talepleri: Davacı-karşı davalı kadın vekili; evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını, erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediğini ve şiddet uyguladığını belirterek boşanma, tazminat ve fer’ilerini talep etmiş, ayrıca ortak konutun özgülenmesini istemiştir. Davalı-karşı davacı erkek vekili ise; kadının zina yaptığını (TMK m. 161), hayatına kastettiğini (TMK m. 162) ileri sürerek davanın reddi ile karşı davalarının kabulünü istemiştir.
  • Birleşen Dava: Kadın, boşanma davası derdestken İzmir 15. Aile Mahkemesi’nin 2016/89 Esas sayılı dosyası ile ayrı bir velayet davası açmış, bu dosya asıl dava ile birleştirilmiştir.
  • İlk Derece Mahkemesi Kararı: Kadının zina davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin zina ve hayata kast iddialarının reddine, ortak konutun geçici önlem olarak özgülenmesine ve kadının açtığı birleşen velayet davası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” hükmedilmiştir. Taraflar istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

YARGILAMA SÜRECİ

  • İstinaf İncelemesinin Kapsamı: Bölge Adliye Mahkemesi, HMK’nın 355. maddesi uyarınca incelemeyi istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapmıştır.
  • Kadının Zinası Yönünden (Orijinal Gerekçe): Daire kararında zinanın ispatına ve yasal tanımına ilişkin şu hukuki değerlendirmeye yer verilmiştir: Zinanın varlığı için eşlerden birinin başka bir kimse ile cinsel ilişkide bulunması veya bu ilişkiye muhakkak gözüyle bakılmasını gerektiren bir durum içinde bulunması, bunun da ispatlanmış olması gerekir. Yargıtay kararlarına göre boşanma davalarında zinanın ispatı için kişilerin cinsel ilişki sırasında yakalanması veya görüntülenmesi şart olmayıp, cinsel ilişkinin gerçekleştiğini gösteren eylemlerin kanıtlanması yeterlidir. Somut olayda taraflar arasındaki sosyal medya yazışmaları, rızayla kaydedilen ve ceza mahkemesince hukuka uygunluğu saptanan video kaydı içeriğindeki kadının ikrarları ve tanık anlatımları nazara alınarak kadının zina eyleminin (TMK m. 161) sabit olduğu kabul edilmiştir.
  • Erkeğin Zinası Yönünden (Orijinal Gerekçe): 16/01/2016 akşamı erkeğin yanında çalışan kadınla otelde konakladığı idaresine ilişkin otel kayıtları incelenmiştir. Daire, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’nun 2. ve ilgili yönetmeliğin 23. maddesi gereğince otellerin yatacak yer gösterdikleri kişilerin kaydını tutmakla yükümlü olduğunu, otelde yatacak yer gösterilmeyen kişiler yönünden böyle bir zorunluluk bulunmadığı hâlde erkeğin yanında bulunan kişi ile birlikte aynı oda numarasında konaklama kaydının tutulmuş olmasını zina olgusuna delalet eden güçlü bir karine ve gerekçe olarak kabul etmiştir. Bu kapsamda erkek yönünden de TMK m. 161 koşullarının oluştuğu belirlenmiştir.
  • Erkeğin Hayata Kast İddiası Yönünden: Erkeğin kadının telefon ve bilgisayarlarından rıza dışı elde ettiği verilerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu; başlatılan ceza soruşturmasında kadına atılı suç yönünden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve maddeten de söz konusu ilacın antiseptik niteliği dikkate alınarak erkeğin hayata kast (TMK m. 162) talebinin reddi isabetli bulunmuştur.
  • Geçici Önlem ve Birleşen Velayet Davası Yönünden: TMK m. 169 gereğince ortak konutun kadına ve çocuğa özgülenmesinde usulsüzlük bulunmadığı; boşanma davası derdestken açılan ayrı velayet davasında ise karar verme yetkisinin asıl boşanma davası hâkimine ait olması nedeniyle birleşen dava hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesinde ve yargılama giderlerinin kadına yükletilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

HÜKÜM / SONUÇ

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, taraflar vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibarıyla kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.