KARAR KÜNYESİ Mahkeme / Daire: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Esas / Karar No: 2019/1123 Esas – 2021/142 Karar
İlk Derece Mahkemesi: İzmir 14. Aile Mahkemesi (2016/907 Esas – 2019/190 Karar)
Karar Tarihi: 26/01/2021
DAVA VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların boşandıklarını, düğünde takılan ziynet eşyaları ile bir miktar nakit paranın düğün gecesinde davalı eşin ablası olan diğer davalı tarafından alındığını, ziynet eşyalarının davacıya ait olduğunu, davalı eski eşin takıların bir kısmını ticari işyerinin tadilatında harcadığını kendi boşanma davasında ikrar ettiğini belirterek ziynetlerin aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı eşin ablası yönünden aile mahkemesinin görevsiz olduğunu, düğünde takılan ziynetlerin sadece küçük bir kısmının davacının rızası ve bağışlaması ile bozdurularak dekorasyon işlerinde kullanıldığını, ziynetlerin tümünün bozdurulduğu iddiasının asılsız olduğunu ve takıların davacı uhdesinde kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulü ile davalı eski eşin uhdesinde bulunan ziynet bedelinin faiziyle tahsiline, diğer davalı abla uhdesinde bulunan ziynetlerin ise aynen iadesine, mümkün olmaması halinde belirlenen bedelin faiziyle birlikte davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalılar vekili, davacının iddiasını ispat edemediğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
YARGILAMA SÜRECİ İstinaf istemini inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, dosya kapsamı ve mevcut delil durumunu HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak incelemiştir. Yapılan değerlendirmede, davalı eski eşin kısmi ikrarı, tanık beyanları ve bilirkişi raporu doğrultusunda, düğünden sonra davacının ziynet eşyalarının davalılar tarafından alındığı, bir kısmının davalı eş tarafından bozdurulduğu, kalan kısmının ise diğer davalı olan ablanın uhdesinde kaldığı ve davacıya iade edilmediği saptanmıştır. Daire, ilk derece mahkemesince kurulan “aynen iade” hükmünde ziynet eşyalarının nitelik ve niceliklerinin ayrıntılı yazılmamış olmasının infaz aşaması bakımından davacı aleyhine bir eksiklik teşkil ettiğini, ancak davacının bu konuda bir istinaf başvurusunun bulunmaması nedeniyle bu usuli hataya değinilmekle yetinilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Davalıların, talep edilen ziynetlerin nitelik ve niceliklerine yönelik açık bir itirazlarının da bulunmadığı gözetilerek yerel mahkeme kararı delillere uygun bulunmuştur.
HÜKÜM / SONUÇ Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, alınması gereken nispi harçtan peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye harcın davalılardan tahsiline, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibarıyla kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.
[elementor-template id=”Dilekçe Kataloğu Popup”]