
⚖️ Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu (TCK m. 289)
📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, kanunla veya yetkili makamların emriyle muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli mal üzerinde, teslim amacı dışında tasarrafta bulunan veya satış gününde mahcuzu haklı bir neden olmaksızın hazır etmeyen yedieminin eylemiyle oluşur. Ceza sorumluluğunun doğması için haciz işleminin hukuken geçerli olması, malın sanığa usulüne uygun şekilde yediemin sıfatıyla teslim edilmesi ve icra müdürlüğü tarafından yapılan usulüne uygun satış ilanına/çağrıya rağmen malın teslim edilmediğinin tutanakla saptanması gerekir. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, sanığın “mal arızalıydı, tamire gönderdim” şeklindeki soyut beyanlarının haklı mazeret kabul edilemeyeceğini ve malı adreste hazır bulundurmama eyleminin doğrudan suçu oluşturacağını açıkça kabul etmektedir.
⚖️ 1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Soruşturma Makamı: Suçun işlendiği (malın hazır edilmesi gereken ve icra takibinin yürütüldüğü talimat dairesinin bulunduğu) yer Cumhuriyet Başsavcılığı’dır.
Görevli Mahkeme: TCK m. 289/1 uyarınca açılacak kamu davasında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi‘dir.
⏰ 2. Zamanaşımı ve Şikayet Süresi
Bu suç şikayete tabi olmayıp resen soruşturulan bir suçtur. Dolayısıyla 6 aylık şikayet süresi uygulanmaz. Ancak suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresi mevcuttur.
⚖️ Israrlı Takip, Hakaret, Tehdit ve Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçları (Ceza Soruşturması)
📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: Şüphelinin mağduru sürekli takip etmesi, rızası dışında uzaktan fotoğraflarını çekmesi ve bu görselleri mağdura göndererek baskı kurması eylemleri, TCK m. 134 uyarınca “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal” suçunu oluşturduğu gibi, mağdurun huzur ve sükununu bozma kastının süreklilik arz etmesi yönüyle TCK m. 123/A kapsamında “Israrlı Takip” suçunun da yasal unsurlarını doğrudan vücuda getirmektedir. Ayrıca mağdura ait cep telefonunun cebir ve şiddet kullanılarak zorla elinden alınması eylemi, her ne kadar sonradan aileye iade edilmiş olsa da eylemin gerçekleştiriliş anı itibarıyla TCK m. 148 uyarınca “Yağma (Gasp)” suçunun nitelikli unsurlarını tetikleyebilecek niteliktedir. Şüphelinin bu takıntılı ve tehditkar tutumu karşısında, mağdurun can güvenliğinin ivedilikle korunması adına soruşturma dosyası üzerinden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca “Uzaklaştırma ve Koruma Tedbirleri” talep edilmesi hayati önem taşımaktadır.
⚖️ 1. Görevli ve Yetkili Makam
📱 2. Dijital Delillerin Korunması ve Sunumu
TCK m. 158/1-d: Dolandırıcılık suçunun; kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halidir.
Görevli Mahkeme: Bu suç tipinde görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi‘dir.
Cezası: Kanun koyucu bu suç için 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörmüştür. Ancak, hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
“Araç Olma” Kıstası (Vasıf Değişikliği): Fail, kamu kurumunun maddi varlığını (antetli kağıt, sahte kurum kimliği, sahte makbuz, kurum binası vb.) hilesine destek kılmamışsa, sadece kurumun adını sözlü olarak zikretmişse suç nitelikli halden çıkar. Mahkemeden suç vasfının TCK m. 157 (Basit Dolandırıcılık) olarak değiştirilmesi ve dosyanın Asliye Ceza Mahkemesi’ne/Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesi talep edilmelidir.
Hilenin Yoğunluğu ve Denetlenebilirlik: Mağdurun basiretsizliği veya safderunluğundan yararlanılması tek başına hile sayılmaz. Hilenin, mağdurun denetleme imkanını elinden alacak senaryolarla desteklenip desteklenmediği sorgulanmalıdır.
Etkin Pişmanlık ve Zararın Tahsili (TCK m. 168): Sanık tarafına, hüküm verilmeden önce müvekkilin zararını gidermesi halinde ceza indirimi alabileceği hatırlatılmalı ve şahsi hakların (maddi zararın) tahsiline öncelik verilmelidir.
Delillerin Tespiti: Kamu kurumlarıyla yapılan yazışmalar, sahte belgelerin asılları, banka dekontlarındaki açıklama kısımları ve HTS (telefon trafiği) kayıtlarının ivedilikle dosyaya celbi istenmelidir.
Yetkili Başsavcılık: CMK m. 12 uyarınca suçun işlendiği yer Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilidir. Şikayete konu muayenehane eylemi hangi ilçede gerçekleşmişse, o yer adliyesinin başsavcılığı dosyaya bakmakla yetkilidir.
Görevli Mahkeme: Maddi olayda TCK m. 102/1 (Cinsel Saldırı) ve TCK m. 109/2-5 (Cinsel amaçla, hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) suçları bir arada yer almaktadır. Hürriyetten yoksun kılma suçunun cinsel amaçla işlenmesi halinde cezanın üst sınırı itibarıyla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi‘dir.
6 Aylık Şikâyet Süresi (TCK m. 102/1): Basit cinsel saldırı (sarkıntılık düzeyi dahil) suçu yasa gereği şikâyete tabidir ve şikâyet süresi fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Eğer olay tarihi ile savcılık şikayeti arasında 6 aydan fazla zaman geçmişse, savcılık cinsel saldırı suçu yönünden doğrudan Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verme eğiliminde olur.
Re’sen Takip Edilen Kurtarıcı Suç (TCK m. 109): Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ve bunun nitelikli halleri (hile ile yapılması, cinsel amaç barındırması) şikâyete tabi değildir. Savcılık bu suçu öğrendiği an re’sen (kendiliğinden) soruşturmak zorundadır ve bu suç için dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu nedenle dilekçede cinsel saldırı zamanaşımına uğrasa dahi, soruşturmanın hürriyetten yoksun kılma suçu üzerinden yürütülmesi hukuki bir zorunluluktur.
1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Trafik idari para cezalarına karşı başvurulacak yasal merci Sulh Ceza Hakimliği‘dir. Yetkili mahkeme ise cezanın kesildiği yer veya araç sahibinin yerleşim yeri sulh ceza hakimliği olabilir.
2. Hak Düşürücü Süre (15 Gün)
Trafik ceza tutanaklarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde (5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 27/1 gereği) Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz dilekçesi ile başvurulması zorunludur. Bu süre hak düşürücüdür.
3. İspat Yükü ve Fahri Müfettiş Tutanakları
Fahri trafik müfettişlerinin düzenlediği tutanaklarda kanunen adi karine esastır; ancak sürücü tarafından somut gerekçelerle (fotoğraf yokluğu, hayatın olağan akışına aykırılık vb.) itiraz edildiğinde, mahkeme tarafından tutanağın haklılığı denetlenir. Somut delil (kamera/fotoğraf) olmaksızın düzenlenen bazı tutanaklar mahkemelerce iptal edilebilmektedir.
İnternet ortamında ve sosyal medya platformlarında adınıza, fotoğraflığınıza veya kimlik bilgilerinize yer verilerek sahte profiller oluşturulması, kişilik haklarınıza yönelik ağır bir saldırıdır. Bu gibi durumlarda hak kaybına uğramamak ve sahte hesabı ortadan kaldırmak için izlenmesi gereken adımlar şunlardır:
Hukuki sürece geçmeden önce sahte hesabın varlığını ispatlayacak dijital delilleri güvence altına alın:
Sahte hesabın profil sayfasının ve paylaşımlarının tarih ve saat bilgilerini içeren ekran görüntülerini (screenshot) alın.
Varsa hesabın özel URL adresini (bağlantısını) ve platforma özgü kimlik (ID) numarasını not edin.
Sahte hesabın açıldığı sosyal ağ sağlayıcısının (Instagram, Twitter, Bigo Live vb.) “taklit hesap” veya “kişilik hakları ihlali” bildirim formlarını kullanarak hesabın kapatılması için resmi başvuruda bulunun.
5651 sayılı Kanun kapsamında, kişilik haklarınızın ihlal edildiği gerekçesiyle yerleşim yerinizdeki Sulh Ceza Hâkimliğine başvurarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesini talep edebilirsiniz.
Yargıtay Uygulaması: Yargıtay 7. Ceza Dairesi kararlarında vurgulandığı üzere; başvurularda site ana sayfası yerine sahte hesabın kimlik numarası veya özel bilgileri belirtilmiş olsa dahi, mahkemeler şekli gerekçelerle talebi reddedemez. Hâkimlik, uzman bilirkişi vasıtasıyla içerik tespiti yaptırarak karar vermek zorundadır.
Türk Ceza Kanunu kapsamında “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal”, “Kişisel Verilerin Kaydedilmesi” veya “Verileri Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme” gibi suçlar yönünden Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak hukuki süreci başlatabilirsiniz.
[elementor-template id=”Dilekçe Kataloğu Popup”]