
⚖️ İşçilik Alacakları Davaları
📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: İşçilik alacakları davalarında işçinin gerçek ücretinin tespiti davanın en kritik unsurudur. İşverenler tarafından SGK primlerinin asgari ücret üzerinden yatırılması, ancak işçiye elden ek ödeme yapılması (kayıt dışı ücret) uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Yargıtay içtihatları uyarınca, işçinin kıdemi, mesleki unvanı ve yaptığı işin niteliği gözetilerek ilgili meslek odalarından (örneğin Şoförler Odası veya İnşaat Mühendisleri/Müteahhitler Odasından) emsal ücret araştırması yapılması talep edilmelidir. Ayrıca, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedilmesi veya işveren tarafından haksız feshedilmesi durumunda kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilirken; ihbar tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti gibi alacaklara ancak temerrüt (ihtarname tebliğ) veya dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülebilir. Fazla çalışma ve yıllık izin alacaklarında 5 yıllık zamanaşımı süresi bulunmakta olup, yıllık izin alacağında zamanaşımı fesih tarihiyle birlikte işlemeye başlar.
⚖️ 1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan tüm alacak ve tazminat davalarında mutlak görevli mahkeme İş Mahkemesi‘dir. İş Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) bakar.
Yetkili Mahkeme: İş Mahkemeleri Kanunu m. 6 uyarınca; iş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi veya işin yapıldığı yer mahkemesidir.
⏰ 2. Zorunlu Arabuluculuk Şartı
7036 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca, iş kanununa tabi işçi veya işveren alacağı ve tazminatı talebiyle açılacak davalarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmiş olması ve “Anlaşamamaya İlişkin Son Tutanak” aslının dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.
⚖️ Hizmet ve Sigorta Primine Esas Kazancın Tespiti Davaları
📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: Hizmet tespiti davaları, kamu düzenini ilgilendiren ve hak kaybını önlemeyi amaçlayan kendilerine özgü (veled-i adil) davalardır. Bu davalarda yargıç, tarafların ikrarları veya delilleri ile bağlı kalmaksızın resmi kayıtları, iş yeri dönem bordrolarını ve özellikle “komşu iş yeri tanıklarını” resen araştırıp dinlemekle yükümlüdür. İşçilik alacakları davalarının aksine, hizmet tespiti davaları zorunlu arabuluculuk şartına tabi değildir; doğrudan mahkemeye müracaat edilerek açılır. Davanın açılması için yasal süre, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Ancak işverenin kuruma işe giriş bildirgesi vermiş olması veya müvekkilin resmi olarak girdi-çıktı şeklinde de olsa bir dönem bildirilmiş olması durumunda, hak düşürücü süre kesilir ve tüm dönemin tespiti talep edilebilir. Prime esas kazancın (gerçek ücretin) tespiti istenirken de yine meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılması zorunludur.
⚖️ 1. Husumet ve İhbar Şartı
⚖️ 2. Görevli ve Yetkili Mahkeme
⚖️ Hizmet ve Sigorta Primine Esas Kazancın Tespiti Davaları
📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: Hizmet tespiti davaları, kamu düzenini ilgilendiren ve hak kaybını önlemeyi amaçlayan kendilerine özgü (veled-i adil) davalardır. Bu davalarda yargıç, tarafların ikrarları veya delilleri ile bağlı kalmaksızın resmi kayıtları, iş yeri dönem bordrolarını ve özellikle “komşu iş yeri tanıklarını” resen araştırıp dinlemekle yükümlüdür. İşçilik alacakları davalarının aksine, hizmet tespiti davaları zorunlu arabuluculuk şartına tabi değildir; doğrudan mahkemeye müracaat edilerek açılır. Davanın açılması için yasal süre, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Ancak işverenin kuruma işe giriş bildirgesi vermiş olması veya müvekkilin resmi olarak girdi-çıktı şeklinde de olsa bir dönem bildirilmiş olması durumunda, hak düşürücü süre kesilir ve tüm dönemin tespiti talep edilebilir. Prime esas kazancın (gerçek ücretin) tespiti istenirken de yine meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılması zorunludur.
⚖️ 1. Husumet ve İhbar Şartı
⚖️ 2. Görevli ve Yetkili Mahkeme
İş mahkemelerinde verilen kararların istinaf edilmesi, sadece karara itiraz etmek değil, aynı zamanda icra takibini durdurmak ve ilk derece mahkemesinin eksiklerini Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) nezdinde somutlaştırmak için bir süreçtir.
Tebliğle Başlayan 2 Haftalık Süre: İş mahkemelerinde karar duruşmasında yüzünüze karşı kısa karar okunmuş (tefhim edilmiş) olsa dahi, istinaf süresi bu tarihte başlamaz. İstinaf yasal süresi, gerekçeli kararın taraflara elektronik tebliğ (UETS) yoluyla ulaştığı tarihten itibaren 2 haftadır.
Yetki İcra Mahkemesinde: İİK m. 36 uyarınca yapılan yasal değişiklik neticesinde, icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararını verme yetkisi Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay’dan alınmıştır. Yeni sisteme göre tehiri icra kararı, takibin yapıldığı yerdeki İcra Hukuk Mahkemesi’nden talep edilir.
Süreç Nasıl İşler?: Borçlu işveren önce istinaf dilekçesini sunup mahkemeden “istinaf edildiğine dair” bir derkenar alır. Bu derkenar ve dosya kapak hesabına uygun teminat (nakit veya teminat mektubu) icra dairesine sunularak “mehil vesikası” alınır. Alınan mehil vesikasıyla birlikte İcra Hukuk Mahkemesi’ne “Değişik İş” dosyası üzerinden başvurularak icranın geri bırakılması kararı talep edilir.
Mehil Vesikası: İcra dairesinden mehil vesikası alınarak BAM’dan icranın geri bırakılması kararı getirilmesi gerekir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, işçinin ücreti konusunda ihtilaf varsa mahkemenin tek başına TÜİK verileriyle yetinmesi bozma sebebidir.
Doğru Yöntem: İşçinin kıdemi, unvanı ve fiilen yaptığı iş belirtilerek; ilgili meslek odalarından (Ticaret Odası, Esnaf Odası vb.) ve işçi/işveren sendikalarından emsal ücret sorulmalıdır.
BAM Yaklaşımı: Bu araştırma yapılmadan sadece davacının soyut beyanına veya TÜİK’in genel verilerine göre düzenlenen bilirkişi raporları, BAM tarafından “eksik inceleme” gerekçesiyle kaldırılmaktadır.
Bordroların Kesin Delil Niteliği: İşçinin imzasını taşıyan veya ihtirazı kayıt konulmadan banka kanalıyla ödenen ücret bordroları kesin delil niteliğindedir.
İspat Yükünün Yer Değiştirmesi: Eğer banka kayıtlarında her ay farklı tutarlarda ödeme yapıldığı görülüyorsa, işçi fazla mesaiyi artık tanıkla değil, yazılı delille (iş yeri kayıtları, yazılı talimat vb.) ispat etmek zorundadır. İstinaf dilekçesinde, mahkemenin bu ispat yükü ayrımını yapıp yapmadığı mutlaka denetlenmelidir.
1. Hukuki Dayanak ve Sorumluluk Esasları
İşçi, iş sözleşmesinden doğan sadakat ve özen borcu gereği (TBK m. 396), işverene ait araçları ve işyeri mallarını özenle kullanmak, zarardan kaçınmak zorundadır. İşçinin trafikte ağır kusurlu (örneğin KTK m. 56 ihlali ile) kaza yapması durumunda işverene verdiği maddi zararlar haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık teşkil eder.
İş sözleşmesinin feshinden sonra işverenin uğradığı pert/hasar bedeli ve aracın çalışmadığı dönemdeki kazanç kaybı (araç mahrumiyeti) işverence işçiden yargı yoluyla talep edilebilir.
2. Zorunlu Arabuluculuk Şartı
İş ilişkisinden (hizmet akdinden) kaynaklanan tazminat alacaklarında, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 gereğince dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması şarttır. Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenmelidir.
3. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme: İşçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklardan kaynaklandığı için görevli mahkeme İş Mahkemesi‘dir.
Yetkili Mahkeme: Davalının yerleşim yeri mahkemesi veya işin yapıldığı/kazanın meydana geldiği yer mahkemesi yetkilidir.
[elementor-template id=”Dilekçe Kataloğu Popup”]