⚖️TMK m. 732 Uyarınca Şufa (Ön Alım) Davaları 

📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: Yasal ön alım (şufa) hakkı, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazın paydaşlarından birinin, kendi payını tamamen veya kısmen bir üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara bu payı öncelikle satın alma hakkı veren yenilik doğuran bir haktır (TMK m. 732). Güncel mevzuat ve yerleşik yargı uygulamaları uyarınca; satış tarihi ile dava/keşif tarihi arasında uzun bir süre geçmişse veya enflasyonist etkiler mevcutsa, şufa bedeli tapuda gösterilen  bedel üzerinden değil, taşınmazın dava/keşif tarihi itibarıyla belirlenecek güncel rayiç değeri esas alınarak hesaplanır. Satıcı veya alıcı, yapılan satışı diğer paydaşlara noter aracılığıyla ihtar etmekle yükümlüdür (TMK m. 733/3). Noter ihtarı tebliğ edilmişse ihtar tarihinden itibaren 3 ay, her halükarda satış tarihinden itibaren 1 yıl içinde şufa davasının açılması gerekir; bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Davacı paydaş, mahkemece hükme esas alınacak bu güncel rayiç bedeli ile alıcıya yüklenen tapu harç ve masraflarını, belirlenen süre içinde nakden depo etmekle yükümlüdür.

⚖️ 1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: Malvarlığı haklarına ilişkin olan ön alım (şufa) davalarında, dava değerine bakılmaksızın mutlak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi‘dir (HMK m. 2).

  • Yetkili Mahkeme: Taşınmazın aynından doğan ve taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin olan bu davalarda yetki kesin niteliktedir. Dava, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmak zorundadır (HMK m. 12).

🔒 2. Geçici Tescil Şerhi (TMK m. 1011) ve İhtiyati Tedbir (HMK m. 389) İlişkisi

  • Dava sürecinde davalı alıcının, şufa hakkının kullanılmasını engellemek veya zorlaştırmak amacıyla payı kötü niyetli olarak üçüncü kişilere devretme riski yüksektir.

  • Bu riski bertaraf etmek adına, TMK m. 1011 uyarınca “Geçici Tescil Şerhi” talep edilebilir. Mahkeme bu talebi doğrudan kabul etmezse, davanın konusuz kalmasını önlemek amacıyla taşınmaz payının üçüncü kişilere devir ve tescilinin önlenmesi yönünde HMK m. 389 uyarınca “İhtiyati Tedbir” kararı verilmesi istenir. Uygulamada mahkemeler çoğunlukla ihtiyati tedbir kararı tesis etmektedir.

📝 3. Davalının Kimlik ve Adres Bilgilerinin Celbi

  • KVKK düzenlemeleri nedeniyle Tapu Müdürlükleri, resmi senette yer alan alıcının TCKN ve adres bilgilerini avukatlara doğrudan vermekten imtina edebilmektedir. Bu durumda dava dilekçesinde davalının ad-soyadı ve baba adı gibi ayırt edici unsurları yazılarak, kimlik ve açık adres bilgilerinin ilgili Tapu Müdürlüğü’nden müzekkere yoluyla celbi ve sonrasında tebligat çıkarılması talep edilir.

⚖️TMK m. 732 Uyarınca Şufa (Ön Alım) Davaları 

📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: Yasal ön alım (şufa) hakkı, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazın paydaşlarından birinin, kendi payını tamamen veya kısmen bir üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara bu payı öncelikle satın alma hakkı veren yenilik doğuran bir haktır (TMK m. 732). Güncel mevzuat ve yerleşik yargı uygulamaları uyarınca; satış tarihi ile dava/keşif tarihi arasında uzun bir süre geçmişse veya enflasyonist etkiler mevcutsa, şufa bedeli tapuda gösterilen  bedel üzerinden değil, taşınmazın dava/keşif tarihi itibarıyla belirlenecek güncel rayiç değeri esas alınarak hesaplanır. Satıcı veya alıcı, yapılan satışı diğer paydaşlara noter aracılığıyla ihtar etmekle yükümlüdür (TMK m. 733/3). Noter ihtarı tebliğ edilmişse ihtar tarihinden itibaren 3 ay, her halükarda satış tarihinden itibaren 1 yıl içinde şufa davasının açılması gerekir; bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Davacı paydaş, mahkemece hükme esas alınacak bu güncel rayiç bedeli ile alıcıya yüklenen tapu harç ve masraflarını, belirlenen süre içinde nakden depo etmekle yükümlüdür.

⚖️ 1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: Malvarlığı haklarına ilişkin olan ön alım (şufa) davalarında, dava değerine bakılmaksızın mutlak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi‘dir (HMK m. 2).

  • Yetkili Mahkeme: Taşınmazın aynından doğan ve taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin olan bu davalarda yetki kesin niteliktedir. Dava, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmak zorundadır (HMK m. 12).

🔒 2. Geçici Tescil Şerhi (TMK m. 1011) ve İhtiyati Tedbir (HMK m. 389) İlişkisi

  • Dava sürecinde davalı alıcının, şufa hakkının kullanılmasını engellemek veya zorlaştırmak amacıyla payı kötü niyetli olarak üçüncü kişilere devretme riski yüksektir.

  • Bu riski bertaraf etmek adına, TMK m. 1011 uyarınca “Geçici Tescil Şerhi” talep edilebilir. Mahkeme bu talebi doğrudan kabul etmezse, davanın konusuz kalmasını önlemek amacıyla taşınmaz payının üçüncü kişilere devir ve tescilinin önlenmesi yönünde HMK m. 389 uyarınca “İhtiyati Tedbir” kararı verilmesi istenir. Uygulamada mahkemeler çoğunlukla ihtiyati tedbir kararı tesis etmektedir.

📝 3. Davalının Kimlik ve Adres Bilgilerinin Celbi

  • KVKK düzenlemeleri nedeniyle Tapu Müdürlükleri, resmi senette yer alan alıcının TCKN ve adres bilgilerini avukatlara doğrudan vermekten imtina edebilmektedir. Bu durumda dava dilekçesinde davalının ad-soyadı ve baba adı gibi ayırt edici unsurları yazılarak, kimlik ve açık adres bilgilerinin ilgili Tapu Müdürlüğü’nden müzekkere yoluyla celbi ve sonrasında tebligat çıkarılması talep edilir.

⚖️Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Doğan Vergi Borçları ve İtirazın İptali Davası Notları

📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri bünyesinde hem taşınmaz satış vaadini hem de eser sözleşmesini barındıran çift tipli karma sözleşmelerdir. Sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca taraflar, inşaat süresince taşınmaza tahakkuk edecek emlak vergisi, çevre temizlik vergisi veya harç gibi mali yükümlülüklerin hangi tarafça karşılanacağını serbestçe kararlaştırabilirler. Sözleşmede bu yükümlülüğün yükleniciye (müteahhit) ait olduğu kararlaştırılmışsa, idare karşısında verginin mükellefi arsa sahibi görünse dahi, arsa sahibi ödemek zorunda kaldığı bu tutarları iç ilişkide yükleniciye rücu edebilir. Rücu alacağına dayalı başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edilmesi halinde açılacak itirazın iptali davasında, alacağın likit (bilinebilir/hesaplanabilir) olması sebebiyle borçlu aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi Yargıtay’ın yerleşik uygulaması gereğidir.

⚖️ 1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: APKİS’ten kaynaklanan ve arsa sahipleri ile yükleniciler arasındaki uyuşmazlıklarda mutlak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi‘dir (Uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olmadığından Ticaret Mahkemesi görevli değildir).

  • Yetkili Mahkeme: HMK m. 6 uyarınca genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca HMK m. 10 uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer (inşaatın yapıldığı yer) mahkemesi de yetkilidir. İcra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmış olması davanın ön şartıdır.

⏰ 2. Hak Düşürücü Süre ve Zorunlu Arabuluculuk

  • Dava Açma Süresi: İİK m. 67/1 uyarınca, itirazın kaldırılması veya iptali davası, itirazın alacaklıya (veya vekiline) tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir.

  • Arabuluculuk Şartı: Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve rücuen tazminat talepleri, 7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik doğrultusunda dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Bu nedenle dava ikame edilmeden önce arabuluculuk bürosuna başvurulması ve “Anlaşamamaya Dair Son Tutanak” aslının dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.

⚖️ REHBER: Kat Mülkiyetine Tabi Taşınmazlarda Ortak Alana Müdahalenin Önlenmesi, Kal ve Eski Hale Getirme 

📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: Kat mülkiyeti veya kat irtifakı tesis edilmiş olan taşınmazlarda, bağımsız bölüm maliklerinin ortak alanlara (veranda, bahçe, ortak duvarlar, sığınak vb.) yönelik projeye aykırı fiziki müdahaleleri, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19. maddesi (“Kat malikleri, ana gayrimenkulün bakımına ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdur.”) uyarınca yasaklanmıştır. KMK Ek Madde 1 uyarınca, bu kanunun uygulanmasından doğan her türlü uyuşmazlıkta, dava değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi mutlak görevlidir. Bu tür davalarda dava açılmadan önce Sulh Hukuk Mahkemesi Değişik İş dosyası kanalıyla ana gayrimenkulün onaylı mimari projesine aykırılıkların ve eski hale getirme bedelinin tespit ettirilmiş olması davanın temel dayanağını oluşturur.

⚖️ 1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: 634 sayılı KMK Ek Madde 1 uyarınca mutlak görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi‘dir.

  • Yetkili Mahkeme: HMK m. 12 uyarınca, taşınmaz üzerindeki ayni hakka veya ayni hakkın kullanımına ilişkin davalar taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmak zorundadır. Bu yetki kuralı kesindir.

⚖️EHLİYETSİZLİK NEDENİYLE TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI

    • Husumet (Davalı) Tespiti: Taşınmazı devralan üçüncü kişinin yanı sıra, vekaletnameyi kullanan vekil vefat ettiği için, bu vekilin tüm mirasçılarının nüfus kayıtları çıkarılmalı ve dilekçeye davalı olarak eklenmelidir. (Zorunlu dava arkadaşlığı ihmal edilirse dava usulden reddedilir).
    •  Taşınmazın dava sürerken iyi niyetli dördüncü kişilere satılmasını engellemek adına dava açılır açılmaz mahkemeden “tapu kaydına üçüncü kişilere devrin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir” konulması talep edilmelidir.
    • Arabuluculuk Kontrolü: Bu dava mutlak veya nispi bir ticari dava olmadığı gibi tüketici işlemi de değildir. Bu nedenle dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru şartı yoktur. Doğrudan Asliye Hukuk Mahkemesinde dava ikame edilmelidir.


⚖️ 2. ADIM: DAVANIN HUKUKİ ESASI VE İSPAT 
    • Fiil Ehliyetsizliğinin Mutlaklığı (TMK m. 15): Ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. Bu durum kamu düzenindendir ve zamanaşımına tabi değildir. Noterin sağlık raporu almadan vekaletname düzenlemiş olması, işlemi geçerli kılmaz.
    • İyi Niyet İddiasının Çürütülmesi (TMK m. 1023 – 1024): Davalı üçüncü kişinin, murisin akıl sağlığının yerinde olmadığını bildiği veya hayatın olağan akışı gereği bilebilecek durumda olduğu (akrabalık, komşuluk, ticari ilişki veya taşınmazın değerinin çok altında satılması gibi olgularla) kanıtlanmalıdır. İyi niyetli olmayan kişinin tapu siciline güveni korunmaz, tescil yolsuz tescildir.


📑 3. ADIM: MAHKEMEDE DELİLLERİN SUNULMASI VE CELBİ
    • Sağlık Kayıtlarının Toplanması: Murisin vekaletname tanzim tarihi ve tapudaki satış tarihlerine en yakın hastane kayıtları, epikriz raporları, reçeteleri ve özellikle Demans/Alzheimer teşhis evrakları mahkemeden celp edilmelidir.
    • Adli Tıp Kurumu (ATK) Süreci: Mahkeme dosyayı Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu’na (veya bizzat ATK Başkanlığına) sevk edecektir. Raporda aranacak tek kriter: “Murisin vekaletname verdiği gün ve satışın yapıldığı gün hukuki işlem ehliyeti var mıydı?” sorusunun cevabıdır.
    • Tanık Dinletilmesi: Murisin o dönemde çevresindeki insanları tanıyıp tanımadığı, paranın değerini bilip bilmediği gibi somut davranış bozukluklarını hakime anlatması için yakın çevre ve komşu tanıkları listeye eklenmelidir.


🎯 4. ADIM: DURUŞMA VE HÜKÜM AŞAMASI 
    • Pay Oranında Tescil İsteme Yasağı: Dava sürerken veya ıslah yapılırken kesinlikle “Davacının miras payı oranında tesciline” denmemelidir. Hakime tapunun iptali ile taşınmazın “Muris adına TEREKEYE İADESİNE” karar verilmesi yönünde baskı yapılmalıdır.
    • Harç Tamamlama: Taşınmazın dava tarihindeki değeri tam bilinmediğinden, keşif yapılıp bilirkişi raporu geldikten sonra ortaya çıkan gerçek değer üzerinden eksik harç (nispi harç) mutlaka tamamlanmalıdır.


 

⚖️ Taşınmazlarda Zilyetliğin Korunması ve Müdahalenin Meni Davası

📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: Taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyete (zilyetliğe) yönelik haksız el atmalarda, mülkiyet iddiasından bağımsız olarak doğrudan Türk Medeni Kanunu’nun 981 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması davası açılabilir. Özellikle kıyı kenar çizgisi içinde kalan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki (Hazineye ait) yerlerde, idari makamlarca ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmiş veya bu belgeler sonradan usulsüzce değiştirilmiş olsa dahi, bu idari işlemler hiç kimseye mahkeme kararı olmaksızın fiili güç kullanarak ihkak-ı hakta bulunma (taşınmazı zorla boşaltma, eşyaları dışarı atma) hakkı vermez. Davada öncelikle davalının taşınmaz üzerindeki geçmiş kullanımlara yönelik yazılı ikrarları (ihtarname, ecrimisil davası vb.), kolluk tutanakları ve kamera kayıtları ile fiili zilyetlik durumu ispatlanmalıdır.

⚖️ 1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: HMK m. 4/1-a uyarınca, dava değerine bakılmaksızın zilyetliğin korunması, taşınmaza yönelik tecavüzün önlenmesi (müdahalenin meni) ve zilyetlikten kaynaklanan her türlü taleplerde görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir.

  • Yetkili Mahkeme: HMK m. 12/1 uyarınca, taşınmaz üzerindeki ayni haklara veya zilyetliğe ilişkin davalarda taşınmazın aynından doğan mutlak yetki kuralı geçerlidir. Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olup, bu dosyada yetkili mahkeme Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir.

⏰ 2. Hak Düşürücü Süreler

  • 2 Aylık ve 1 Yıllık Süreler (TMK m. 984): Zilyetliğin gaspı veya tecavüze uğraması halinde, zilyedin gasp veya tecavüz eylemini ve failini öğrenmesinden itibaren 2 ay ve herhalde tecavüz eyleminin üzerinden 1 yıl geçmekle dava hakkı düşer.

  • Sürelerin Niteliği: Bu süreler hak düşürücü süre niteliğinde olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen (kendiliğinden) gözetilir. Fiili saldırının gerçekleştiği tarihten itibaren bu sürelerin takibi titizlikle yapılmalıdır.

🛑 3. İhtiyati Tedbir Talebi ve Keşif Zorunluluğu

  • İhtiyati Tedbir (HMK m. 389): Davalının haksız tecavüzünün devam etmesi, müvekkil şirketin ticari faaliyetlerinin (sörf okulu/su sporları) durması ve telafisi imkansız zararların doğma tehlikesi karşısında, yargılama sonuna kadar taşınmazın üçüncü kişilere devrinin, davalının alana girişinin engellenmesinin veya fiili durumun korunmasının “Teminatsız Olarak” İhtiyati Tedbir yoluyla istenmesi gerekir.

  • Mahallinde Keşif: Zilyetlik uyarınca açılan müdahalenin meni davalarında, taşınmazın sınırlarının, davacının fiili kullanım alanının (krokisinin) ve davalının tecavüz ettiği alanın net olarak belirlenebilmesi için mahallinde fen ve kadastro bilirkişileri eşliğinde resen keşif yapılması yasal zorunluluktur.

📜 4. Ecrimisil Belgelerinin ve İdari Kayıtların Delil Niteliği

  • Ayni Hak Doğurmaz: Hazine taşınmazları için idarece (Milli Emlak / Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) düzenlenen ecrimisil ihbarnameleri, ödeyen tarafa taşınmaz üzerinde mülkiyet veya kira gibi akdi/ayni bir hak bahşetmez. Sadece haksız işgal tazminatıdır.

  • Zilyetliğe Etkisi: Ecrimisil belgelerinin idari yollarla veya usulsüz dilekçelerle davalı adına revize edilmiş olması, taşınmaz üzerinde yıllardır süregelen fiili zilyetliği kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Davalı taraf elindeki idari belgeleri gerekçe göstererek mülke tecavüz edemez; tahliye ancak kesinleşmiş bir mahkeme ilamı veya mülki amirin 3091 sayılı Kanun kapsamındaki yasal tahliye kararı ile mümkündür.

⚖️İnanç Sözleşmesine (Nam-ı Müstear) Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davası 

📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: İnançlı işlemler, inanılanın inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise inanana iade etmesini içeren borçlandırıcı ve tasarrufi işlemlerdir. Bu davada en kritik eşik ispat yüküdür. 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, inançlı işleme dayalı iddiaların kural olarak yazılı delille kanıtlanması gerekir. Ancak  “Yazılı Delil Başlangıcı” niteliğinde belge varsa ve HMK m. 202 uyarınca delil başlangıcının varlığı halinde,  inançlı işlemin varlığı tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir hale gelmektedir.

⚖️ 1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: Dava, Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine (inanç sözleşmesine) dayandığından, Aile Mahkemesi görevli değildir. Görevli mahkeme genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.

  • Yetkili Mahkeme: HMK m. 12/1 uyarınca, taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. 

⏰ 2. Zamanaşımı Süresi

  • 10 Yıllık Genel Zamanaşımı (TBK m. 146): İnanç sözleşmelerine uygulanacak zamanaşımı süresi kanunda özel olarak düzenlenmediğinden, TBK m. 146 (Eski BK m. 125) uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır.

  • Sürenin Başlangıcı: Zamanaşımı süresi, inançlı işlemin amacının gerçekleştiği, iade yükümlülüğünün doğduğu veya inanç ilişkisinin son bulduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. 

🛑 3. İhtiyati Tedbir Talebi ve Teminat Durumu

  • İhtiyati Tedbir (HMK m. 389): Davalının davanın açılmasından hemen önce  uyuşmazlık konusu taşınmazların üçüncü kişilere devredilme riskinin yüksek olduğunu (telafisi imkansız zarar tehlikesini) gösterir.

  • Tasarruf Yetkisinin Kısıtlanması: Taşınmazların aynına yönelik bu davada, hak kaybı yaşanmaması adına tapu kayıtlarına “3. kişilere devir ve tescilin önlenmesi yönünde” acele olarak İhtiyati Tedbir şerhi işlenmesi şarttır.

⚖️İcra İhalesi Sonrası İhale Alıcısının El Atmanın Önlenmesi, Teslim ve Ecrimisil Davaları

1. İİK m. 135 Kapsamında İhale Alıcısının Hakları

  • Tescil ve Teslim Esası: İcra dairesince satılan ve ihalesi kesinleşen taşınmaz, borçlu veya üçüncü kişilerin elindeyse, icra müdürlüğü tarafından taşınmazın ihale alıcısına boş olarak teslim edilmesi gerekir (İİK m. 135/2).

  • İcra Yoluyla Tahliyenin Tüketilmesi / Doğrudan Dava: İcra dairesi vasıtasıyla tahliye ve teslim imkanının kalmadığı veya üçüncü kişilerin haksız işgaline uğrandığı durumlarda, ihale alıcısı genel mahkemelerde Asliye Hukuk Mahkemesi’nde El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) ve Teslim davası açma hakkına sahiptir. Yargıtay içtihatlarına göre, ihale alıcısı tapu tescili ile mülkiyet hakkını kazandığından, taşınmazı haksız tutanlara karşı bu davayı her zaman açabilir.

2. Görevli ve Yetkili Mahkeme Kuralları

  • Görevli Mahkeme: Taşınmazın aynına, mülkiyetine ve teslimine dayalı müdahalenin men’i davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi‘dir.

  • Yetkili Mahkeme: HMK m. 12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

3. Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Kapsamı

  • İhale alıcısının tapunun tescil edildiği andan itibaren taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkı başlar. Bu tarihten sonra taşınmazı rızası dışında işgal eden kişilerden geriye dönük en fazla 5 yıllık ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talep edilebilir. İhalenin tescilinden önceki dönemler için ecrimisil talep edilemez, ancak ihale tescilinden sonraki haksız işgaller dava konusunu oluşturur.

⚖️Tapu Kaydının Düzeltilmesi Davaları

1. Tapu Kaydının Düzeltilmesi (Tashihi) Davası Nedir?

  • Tapu kütüğünde maliklerin adı, soyadı, baba adı, TCKN gibi kimlik bilgilerinin eksik, yanlış veya yetersiz yazılması durumunda, sicilin gerçek hak durumuna uygun hale getirilmesi için açılan davadır.

2. Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Bu davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi‘dir. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

3. Husumet (Davalı Kim Olmalıdır?)

  • Dava, ilgili Tapu Müdürlüğü husunetiyle (hasım gösterilerek) açılır. Hasımsız olarak da açılabilmekle birlikte, uygulamada Tapu Sicil Müdürlüğü yasal hasım olarak gösterilir.