⚖️ İtfa (Ödeme) Nedeniyle İcra Takibinin İptali Kılavuzu

1. İtfa Nedeniyle Takibin İptali Nedir?

İcra takibi kesinleştikten sonra borcun alacaklıya tamamen ödenmesine hukukta itfa denir. Borç ödenmesine rağmen alacaklı icra dosyasını kapatmıyor, hacizleri kaldırmıyor veya takibe devam ediyorsa; borçlu İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak takibin iptalini isteyebilir.

2. Bu Dilekçe Hangi Süre İçinde Verilmelidir?

  • Süre Sınırı Yoktur: Borcun takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde ödenmesi (itfa) nedeniyle açılacak iptal davaları, icra takibi ayakta olduğu müddetçe her zaman (zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmaksızın) açılabilir.

  • Ancak alacaklının yeni hacizler yapmasını veya mevcut malları satmasını engellemek adına ödeme yapılır yapılmaz bu davanın açılması önem arz eder.

3. Davada Hangi Belgeler Delil Olarak Kabul Edilir?

İcra Hukuk Mahkemesi dar yetkili bir mahkemedir ve iddiaların mutlak surette yazılı ve resmi belgelerle ispatlanmasını arar. Bu davada şahit (tanık) dinletilemez. Kullanılabilecek deliller:

  • Açıkça icra dosyasına atıf yapan veya alacaklının/vekilinin imzasını taşıyan Harici İbranameler ve Protokoller,

  • Açıklama kısmında ilgili icra dairesi ve dosya numarası ([Esas No]) net olarak belirtilmiş Banka Dekontları,

  • Alacaklı veya vekili tarafından verilen imzalı ve tarihli Tahsilat Makbuzları.

4. Mahkeme Harçları ve Masrafları Ne Kadardır?

  • Bu dava türü nispi harca tabi değildir, maktu (sabit) harç ödenerek açılır.

  • Bu durum, borç miktarı çok yüksek olsa dahi davanın başında ödenecek harç miktarının düşük kalmasını sağladığı için borçlu açısından büyük bir avantajdır.

5. Dava Açılınca İcra Takibi Otomatik Olarak Durur mu?

  • Hayır, otomatik olarak durmaz. İcra Hukuk Mahkemesi’nde açılan davalar kendiliğinden icra işlemlerini askıya almaz.

  • Bu nedenle dilekçede özellikle “Tedbir (Takibin Durdurulması)” talep edilmiştir. Mahkeme, ekteki belgeleri güçlü bulursa icra takibinin durdurulmasına karar verir. Genellikle nakdi bir teminat istenir ancak dosyada halihazırda hacizli gayrimenkul veya araç varsa, bu mallar da teminat olarak gösterilebilir.

6. Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

  • Görevli Mahkeme: İcra Hukuk Mahkemesi’dir.

  • Yetkili Mahkeme: İcra takibinin yürütüldüğü yer (örneğin [İcra Müdürlüğü Adı]’nün bulunduğu yer) mahkemesidir.

⚖️ İcra Takibinden Sonra Açılan Menfi Tespit Davaları Usul Notları

📌 ÖNEMLİ NOT: İcra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında, alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere teminat yatırılarak icra takibi tamamen durdurulabilir (İİK m. 72/2). Ancak icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında, mahkeme yerleşik yasa gereği takibin durdurulmasına karar veremez. Bu aşamada hakim ancak icra veznesine girmiş olan paranın alacaklıya ödenmesini engelleyen bir tedbir kararı verebilir (İİK m. 72/3). Bu usul ayrımı, davanın açılma zamanlaması açısından en kritik noktadır.

⚖️ 1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: Uyuşmazlığın dayandığı hukuki ilişkiye göre görevli Mahkememe belirlenir. 

  • Yetkili Mahkeme: Genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi, uyuşmazlığın türüne göre dava tüketici mahkemesinde açılacaksa tüketicinin kendi yerleşim yeri (ikametgahı) mahkemesinde de dava ikame edilebilir.

💰 2. %20 Kötü Niyet Tazminatının Şartları Menfi tespit davasında davacı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için iki temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  1. Davacının borçsuz olduğunun mahkeme kararıyla kesinleşmesi (Davanın kabulü).

  2. Davalının (alacaklının) icra takibini başlatırken veya takibe devam ederken açıkça kötü niyetli olduğunun ispatlanması. Eğer alacaklı elindeki belgelere dayanarak takibe geçmişse ve durum hukuki yoruma muhtaçsa, mahkeme tazminat talebini reddedebilir.

🔒 3. Teminat Koşulu ve Likit Alacak İlişkisi Mahkemenin icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verebilmesi için, davacının alacağın veya takibe konu tutarın (genellikle %15 ila %20’si oranında) bir teminat mektubu veya nakit teminat yatırmasını şart koşması esastır. Mahkeme, haklılığın evrak üzerinden açıkça anlaşıldığı istisnai durumlarda teminatsız tedbire de hükmedebilir ancak uygulamada teminat yatırılması genel kuraldır.

⚖️  Anlaşmalı Boşanma Protokollerinin İlamlı İnfazı ve Eda Hükmü Kriteri 

📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: İcra ve İflas Kanunu uyarınca, bir mahkeme kararının ilamlı icra takibine konu edilebilmesi için o kararın açıkça bir şeyin yapılmasına, verilmesine veya bir edime katlanılmasına yönelik “eda hükmü” (lehe hüküm fıkrası) içermesi zorunludur. Aile mahkemelerinin anlaşmalı boşanma davalarında sıklıkla kurduğu “Protokolün onaylanmasına” şeklindeki hükümler, tarafların iradelerini tasdik eden tespit niteliğinde olup, kendiliğinden ilamlı icranın konusu olamazlar. Protokolde yer alan miktar, kapsam ve vadesi belirsiz olan eğitim, sağlık, kira veya takas/mahsup şartına bağlı mali yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği ancak genel mahkemelerde açılacak bir eda (alacak/ifa) davasının konusunu oluşturur. Dar yetkili icra mahkemesi, ilamın hüküm fıkrasını yorum yoluyla genişletemez veya protokol maddelerinden yola çıkarak icra emri düzenleyemez.

⚖️ 1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: İİK m. 16 ve m. 41 uyarınca, ilamlı icra takibine karşı şikayet ve icra emrinin iptali davalarında görevli mahkeme İcra Hukuk Mahkemesi‘dir.

  • Yetkili Mahkeme: Takibin yürütüldüğü yer icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi yetkilidir.

🔒 2. İlamlı Takiplerde Takibin Durdurulması (Tedbir) Koşulları

  • İlamlı icra takiplerine karşı açılan şikayet davalarında, kural olarak takibin durdurulması otomatik gerçekleşmez. Ancak ilamın eda hükmü içermemesi nedeniyle icra emrinin açıkça usulsüz düzenlendiği ve takibin devamı halinde telafisi imkansız zararlar doğacağı yaklaşık olarak ispatlandığında, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından İİK m. 22 uyarınca takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

⚖️ İCRA HUKUKU TEMERRÜT NEDENİYLE TAHLİYE DAVALARI REHBERİ

1. Görevli, Yetkili Mahkeme ve Takip Şartı

  • Ön Şart (Örnek No: 13): Bu davanın açılabilmesi için öncelikle icra dairesinde Tahliye İstemli Kira Alacağına İlişkin Takip (Örnek No: 13) başlatılmış ve borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması zorunludur. Takip talebi hazırlanırken “Tahliye” kutucuğu işaretlenmemişse, bu takibe dayanılarak İcra Hukuk Mahkemesi’nden tahliye istenemez.

  • Görevli ve Yetkili Mahkeme: Görevli mahkeme, dar ve sınırlı yetkili İcra Hukuk Mahkemesi‘dir (İİK m. 269/a). Yetkili mahkeme ise icra takibinin yürütüldüğü yer mahkemesidir. Kira sözleşmesinde aksine bir yetki şartı yoksa, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Başka bir ildeki dosya için dava açılırken dilekçe başına mutlaka “[İlgili Yer] İcra Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne Gönderilmek Üzere [Bulunulan İl] Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne” ibaresi eklenmelidir.

2. Dava Açma Süresi ve Hak Düşürücü Süre

  • 6 Aylık Hak Düşürücü Süre: İtirazın kaldırılması ve tahliye davası, borçlunun icra dairesine yaptığı itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten (eğer itiraz etmeyip sadece ödemediyse, 30 günlük ödeme süresinin bitiminden) itibaren 6 ay içinde açılmalıdır (İİK m. 269/a). Bu süre hak düşürücüdür; bir gün bile gecikilirse takip üzerinden tahliye isteme hakkı tamamen düşer.

3.Önemli Notlar : 

A) Usul Yönünden: “30 Günlük Süre” 

  • İcra Hukuk Mahkemesi’nde temerrüt nedeniyle tahliye kararı alabilmek için, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 tam günlük yasal ödeme süresinin (TBK m. 315 / İİK m. 269/a) dolması beklenmek zorundadır. Borçlu takibe tebliğden sonraki 2. günde itiraz edip takibi durdursa bile, alacaklı vekili 30 günlük sürenin bitmesini beklemekle yükümlüdür.

  • Eğer borçlu 30 gün dolmadan (örneğin 29. günde) dava edilmişse, borçlu borcunu hiç ödememiş olsa dahi mahkeme davayı süre yönünden doğrudan reddeder.

B) Esas Yönünden: “İmzaya İtiraz” ve Dar Yetki Sınırı

  • Hukuki Engel: İcra Hukuk Mahkemesi dar yetkilidir ve genel hükümlere göre uzun uzadıya yargılama yapamaz, tanık dinleyemez (grafoloji uzmanı hariç). Eğer kira sözleşmesi noterlikçe resen düzenlenmiş veya imzası onaylanmış bir sözleşme değilse (adi yazılı ise) ve borçlu takibe itiraz ederken “Kira sözleşmesindeki imza bana ait değildir” diyerek imzaya açıkça itiraz etmişse, İcra Hukuk Mahkemesi’nde bu dava yürütülemez.

  • Savunma Ekseni: Eğer borçlu imzaya itiraz etmeyip sadece “Borcum yoktur, ödedim, miktar yanlıştır” diyerek borca itiraz etmişse, sözleşme adi yazılı olsa bile sözleşme içeriğini ve kiracılık sıfatını ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılır (İİK m. 269/c). Dilekçede borçlunun imzayı reddetmediği, bu nedenle kiracılık ilişkisinin ve kira miktarının tartışmasız şekilde kesinleştiği, borcun ödendiğini yazılı belgeyle (makbuz, banka dekontu) ispat yükünün artık borçluya geçtiği kalın harflerle vurgulanmalıdır. Borçlu ödemeyi İİK m. 269/c’de sayılan belgelerle ispat edemezse tahliye kaçınılmazdır.

C) Konu Yönünden: “Yetersiz Kısmi Ödeme” ve TBK m. 100 Mahsubu

  • Kötü Niyetli Hamle: Borçlu kiracılar genellikle icra takibini duyunca veya itiraz ettikten sonra temerrütten kurtulmak amacıyla ev sahibinin banka hesabına sadece “takibe konu asıl alacak” miktarını yatırır ve “Asıl borcu ödedim, artık tahliye isteyemezsin” savunması yapar.

  • Savunma Ekseni: Borçlunun temerrütten ve tahliyeden kurtulabilmesi için o yasal 30 günlük süre içinde asıl alacak + takip tarihine kadar işlemiş faiz + icra harç ve masrafları + icra vekalet ücretinin tamamını icra dosyasına veya bankaya ödemiş olması şarttır. Dilekçede TBK m. 100 (Eski BK m. 84) uyarınca, borçlunun haricen yaptığı kısmi ödemenin öncelikle faiz, harç ve masraflara mahsup edileceği, dolayısıyla asıl kira borcunun hala tamamen kapatılmadığı belirtilmelidir. Mahkemenin yaptıracağı bilirkişi hesabında borçlunun dosya borcuna oranla 1 TL bile eksik ödediği tespit edilirse, hakim temerrüt olgusu gerçekleştiği için tahliye kararını vermek zorundadır.

⚖️ İİK m. 170 Uyarınca İmzaya Gecikmiş İtiraz Davası

(Tebligat Usulsüzlüğü, İmzaya İtiraz ve Takibin Durdurulması )

📌 ÖNEMLİ MESLEKİ NOT: Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takiplerde, borçluya ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi veya borçlunun kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle takipten geç haberdar olması halinde İİK m. 65 uyarınca gecikmiş itiraz yoluna başvurulur. İmzaya itiraz, takibin kesinleşmesini kendiliğinden durdurmaz. Ancak İK m. 170/2 uyarınca tetkik mercii (İcra Hukuk Mahkemesi), yapacağı ilk incelemede borçlunun itiraz dilekçesi kapsamını ve ekli delillerini ciddi bulursa, alacaklıya tebliğat yapmaksızın dosya üzerinde takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. Senetteki imzanın borçluya ait olmadığı bilirkişi raporuyla sabit tutulursa mahkeme, takibin iptaline ve alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve %10’u oranında para cezasına hükmetmekle yükümlüdür.

⚖️ 1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: İİK m. 4 ve m. 168 uyarınca, icra takipleriyle ilgili şikayet ve itirazları incelemekle mutlak görevli mahkeme İcra Hukuk Mahkemesi‘dir.

  • Yetkili Mahkeme: Kural olarak takibin başlatıldığı icra müdürlüğünün bağlı olduğu yer mahkemesidir. Somut olayda İzmir İcra Hukuk Mahkemesi yetkilidir.

📱 2. Tebligat Usulsüzlüğü ve İmza İncelemesi 

  • Tebligat Parçasının İncelenmesi: Gecikmiş itirazın dinlenebilmesi için mernis adresine veya takip talebindeki adrese tebligatın hiç yapılmamış olması ya da usulsüz yapılmış olması gerekir. İcra dosyası taranarak tebliğ mazbatalarının akıbeti, PTT barkod kayıtları mahkemeye delil olarak sunulmalıdır.

  • Grafolojik Bilirkişi İncelemesi: İmza itirazlarında ispat yükü davacı borçludadır. Mahkeme, borçlunun takibin tanzim tarihine (2015) yakın dönemlerdeki resmi dairelerde bulunan (Nüfus müdürlüğü, bankalar, tapu kayıtları, askeriye, ehliyet dosyası vb.) samimi imza örneklerini celp ederek adli tıp kurumu veya uzman grafolog bilirkişi kanalıyla karşılaştırma yapmalıdır.

  • Ceza Soruşturmasının Etkisi: Senet üzerinde sahtecilik iddiası mevcutsa, Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde açılacak olan “Resmi/Xususi Belgede Sahtecilik” soruşturma dosyasının numarası ve varsa alınan kriminal ekspertiz raporları İcra Hukuk Mahkemesi’ne ivedilikle “bekletici mesele” yapılmak üzere sunulmalıdır.

👥 3. Hak Düşürücü Süreler ve Tedbir Stratejisi

  • 5 Günlük Süre Kuralı: Gecikmiş itirazda bulunacak olan borçlu, engelin kalktığı veya takibi haricen öğrendiği tarihten itibaren 5 gün içinde adli tatile bakılmaksızın İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurmalıdır.

  •  

 

⚖️İcra Memur Muamelesini Şikayet (Satış Talebinin Reddi ve Takibin Düşürülmesi)

1. Hukuki Mahiyeti ve Süre Kuralı

  • Şikayet Süresi: İcra memurunun kanuna aykırı veya ilgilinin hakkına evrak üzerinde zarar veren işlemlerine karşı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikayet yoluyla başvurulması gerekir (İİK m. 16).

  • Görevli ve Yetkili Mahkeme: İcra takibinin yürütüldüğü yer İcra Müdürlüğü’nün bağlı bulunduğu İcra Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir.

2. İpotekli takiplerde Satış Talebi ve Düşme Durumu

  • İlamlı veya ilamsız icra takiplerinde süresinde satış istenmemesi takibi düşürür; ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde (taşınmaz rehni) kanuni süreler ve satış talebi kuralları farklılık gösterir. Süresinde ve usulüne uygun olarak satış talep edilmiş, gerekli masraf/avans yatırılmışsa icra müdürlüğünün takibi düşürme yetkisi yoktur.

  • İcra müdürünün yasaya aykırı olarak satış talebini reddedip takibi düşürmesi durumunda açılan şikayet davası kabul edilirse, takip iptal edilen andan itibaren kesildiği yerden devam eder.

⚖️ Ölü Kişiye Karşı İcra Takibi ve Şikayet Yolu

1. Taraf Ehliyeti ve Ölü Kişiye Karşı Takip Yapılamaması

  • Türk Medeni Kanunu gereğince hak ehliyeti ve taraf ehliyeti insan ölümürle son bulur. Ölmüş bir kişinin taraf ehliyeti olmadığından, borçlunun ölümünden sonra onun aleyhine başlatılan icra takibi hukuken “yok” hükmündedir.

  • Bu durum bir usulsüzlük değil, mutlak bir taraf ehliyeti yokluğudur.

2. Süresiz Şikayet Hakkı

  • Ölü kişi aleyhine yapılan takiplerde, mirasçılar veya ilgililer süresiz olarak İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak takibin iptalini isteyebilirler. Bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan herhangi bir hak düşürücü süreye veya 7 günlük genel şikayet süresine tabi değildir.

3. Takibin Durdurulması (Tedbir)

  • Dava dilekçesi ile birlikte, haksız hacizlerin ve mal kaçırma/muhafaza işlemlerinin önüne geçilebilmesi için İİK m. 169/a veya genel hükümler çerçevesinde yargılama sonuna kadar takibin tedbiren durdurulması talep edilmelidir.

⚖️ Taşkın Haciz ve Şikayet Davaları

1. Taşkın Haciz Nedir? (İİK m. 85/1)

  • İcra memuru, borçlunun malvarlığına haciz koyarken alacak miktarını, fer’ilerini ve takip masraflarını aşacak şekilde haciz uygulayamaz. Borcun miktarını aşan hacizler “taşkın haciz” teşkil eder ve süresiz şikayete tabidir.

2. Hak Düşürücü Süre / Şikayet Süresi

  • Memur muamelesinin şikayeti niteliğinde olduğundan, usulsüz veya taşkın haciz işlemine karşı, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesi’nde şikayet yoluna başvurulması gerekmektedir (İİK m. 16).

3. İspat ve Bilirkişi İncelemesi

  • Mahkeme, haczedilen malların (taşınmaz, araç, makine vb.) güncel piyasa değerleri ile takip miktarını kıyaslamak üzere bilirkişi incelemesi yaptırır. Değerin borcu kat kat aştığı tespit edildiğinde taşkın hacizlerin kaldırılmasına karar verilir.